yoğun bir sessizlik sardı yine benliğimi
dalgın ve bir o kadar umursamaz
umudu yitirmemek gerek ve ister ki
gelsin sevdiği anka kuşunun kanatlarında
sevgi aksın gönül çeşmelerinin kurnasından
sonsuzluğuna
hani sevmek diyoruz ya
uzun uzun yollar kat etmek
hani kuşun gagasında taşıdığı su
suya hasret ormanların masum uykusu
hani yürekten sevince aklın tutuluşu
ben hiç böyle sevmedim ki
beni düşündüm sende, nasıl yansıdığımı
aynaya baktım, bu ben miyim diye
yoksa bendeki sen miydin gözlerime bakan
burnumun direğini sızım sızım sızlatan?
anadolu’da yaşayıp da bilmeyen yoktur;
toprakla uğraşanın hem gözü hem de gönlü toktur.
bilmez helale haram katmayı,
tek derdi helalinden yedirmektir çocuklarına her lokmayı.
bir akşam vaktiydi
ve günlerden cumartesi
aylardan mart
öyle ya bahardı mevsim
bir gün önce süslerdik okulumuzu
bayraklar ve atatürk resimleriyle
tüm bahçeyi temizlerdik
bir çöp bile kalmazdı geriye
en yeni kıyafetlerimizi giyer
çiçekler toplardık tarlalardan
sizi nasıl tanıdım, bakın anlatayım
bazen inanılmaz aşklardan
bazen de ızdırabından dem vurdunuz
inandım, tek söz etmedim
bazen ısırgan menekşeye yeğ tutan da
beni tekrar doğur anne
ama lütfen iyi hatırla doğduğum günü
nüfusa tescil edildiğim gün bu gün
hiç kutlamak gelmiyor içimden
bugün de diğerlerinden farksız herhangi bir gün
yine buradayım, yanımda olmanı hayal ettiğim o parkta
sana sözünü ettiğim çınara yasladım sırtımı
gözlerim uzaklarda, geleceğin yöne dalmış öylesine
kim bilir ne hayaller kuruyordum umutsuzca
nerede boynunu bükmüş
mahzun bir çiçek görsem
okşayıp seviyorum
menekşeler ektim renk renk




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!