sen yine bahçeden geldin
ben elimde ısıttığım su ibriğiyle
seni bekliyordum
hatırlarsın işte gelince
ıslak olmasından çekindiğimiz
bir taş vardı evimizin önünde
oturman için düzgünce
yine o taşın üzerine oturdun
önce lastik çizmelerini çıkardın
sonra da çoraplarını
ben suyu döktüm azar azar
sen bir güzel yıkadın ayaklarını
sonra ellerini babam
hafif bir buhar çıkıyordu
babam ellerin ne güzel kokuyordu
çok nazik bir adamdın
aynı zamanda otoriter
ve tanıdığım en aydın insandın
yılda bir kez hasat ettiğin
yer fıstığının geliriyle
hepimizi okutmaya çalıştın
belki hiçbirimiz gönlündeki
aslan olamadık ama inan bana
hiçbirimiz çalmadık çırpmadık
en çok korktuğun şeyi yapmadık
kısacası yetim hakkı yemedik
bu gece rüyamda gördüm seni
yemek yiyordun yanına geldim
elinde bir parça ekmek vardı
bana uzattın aldım ve yemeye başladım
öyle lezzetliydi ki babam
bu kadar güzelini hiç tatmamıştım
bugün yine ölesiye muhtacım sana
hâlâ senin sarı kızın küçük kızın
ben büyüyemedim babam
ne olur gel ya da beni de al yanına
sar kollarınla bas bağrına
ben büyüyemedim babam
Kayıt Tarihi : 10.07.2015 09:01:00
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!