Gözlerine bakmadan edemediğime,
Şimdi gönül ağrısı desem…
Dayanılır gibi bir şey değil bu,
Nasıl anlatsam, nerelere gitsem?
Gün olur da bir gün,
Gönlüm düşmüş bir ceylana,
İçim erir, aşk biterse...
Yerle bir olur insana,
Bahtı kara, aşk biterse.
Giden dönmez, dem tutulmaz,
Etten bir duvar,
Elim açıp, dilimde dua oldun yârim.
Acı bir sesle bir aleve düştü,
Tir tir titreyen bedenim.
Bitmek bilmeyen savruluşumla,
Bu aşk illeti kör eder gözünü;
Faili belli bir cinayettir.
Ayağın sürçer, kalbin tekler;
Hayal kırıklığı hep peşindedir.
İç çekerek beklediğin eski,
Yüzünü görmediğim her gün haram,
Tutsağım gözlere, hep bana baksın.
Sensiz ıssız çöl olur, biter yaşam,
Avuçlarımda en büyük duamsın.
Sesin, kulaklarıma "sen" der her an.
Aşkın ete kemiğe bürünmüş hâliyle,
Hiç beklemediğim bir anda kapımı çaldın.
Gökyüzümü rüzgârınla çatırdattı,
Genzimi kavuran tuzlu bakışların.
İliklerime kadar ürperdim,
Bir gülüşün var,
Cennetle eşdeğer.
Bakışın değdiğinde yüreğime,
Ateşi uyandırır, közümü savurur yeller.
Kalp neyle çarpar dersin;
Kalem kâğıda döküldü,
Kaderime yazıldın, yâr yüzlüm.
Itır ıtır sesin, kokunla kalbime işlendi,
Eksiğim sensin, seninle bütünüm.
Aşkın sen halindeyim,
Aşk acısı, sokulgan bir kedi gibi,
Dokunduğum her şeyde izini bırakır.
Kırık cam parçaları dökülür içime,
Yara almamı bekler, sızım sızım kanatır.
Bardaktan boşanırcasına yağan yağmur gibi,
Çaresizlikten delirten sevmek,
Hem yanmak hem yakmak.
Nedir bu ateşi körükleyen?
Bir kalp midir "sev" diyen, bağırarak?
Nedir o, biliyor musun?




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!