Doğmak da ölmek de haktır,
Solar çiçeklerin bir bir.
Bir başı, bir sonu vardır,
Yüzün taşa siner bir bir.
Bu kaçıncı şah deyişin?
Kırıldım…
Ama ses etmedim.
Her defasında “geçer” dedim —
Geçmedi…
Ağrının ritmine
Ölüm bir solukluk mesafede,
Bir çentik daha attım bugün de.
Kuru dallar gibi yok olmanın eşiğindeyim,
Bir bir söner ardımda günler, hiç hükmünde.
Sol yanımda koca koca yaralar...
Zifiri karanlıkta yürüyorum tek başıma;
Kırbaç gibi döğüyor rüzgâr.
Ellerim sızlar akabinde;
Avaz avaz bağırıyor kaldırımlar.
Ne cebimde tek bir kuruş,
Bir düşün ortasında,
Çürümenin arifesindeyim.
Bahar gecesinin soluk güzeli,
Zelzeleye tutuldu bedenim.
Ansızın bir yağmur çiseler,
Bahar kokuyor kefenim,
Kırgınım şarkının diline.
Bu göğsümü bastıran,
Şurama batan gözlerine.
Ötesi yok çaresizliğimin;
Ağustosun ortasında üşüyor kalbim;
Kaldırımlarda arıyorum, sanki buradasın.
Bazen deli gibi dövünüyorum,
Bazen bir çocuk gibi avunuyorum, Allah çarpsın.
Bir garip hallerde, özleminle savrulurum;
Gece çöker, ağlar bu yâr,
Bir gönülde iki canız.
Sarıl bana, ömür ne dar;
Bir gönülde iki canız.
Sensiz gülmez yüzüm benim,
Günlerden çarşamba, dışarıda yağmur çiseliyor;
İçime ise senin o bitmez sensizliğin yağıyor...
Aklımda bir ölüm, bir de sen varsın şimdi;
O hiçbir zaman tutamayacağım buz kesmiş ellerin,
Bakmaya doyamayacağım o uçsuz buçaksız yüreğin...
Ve içimde asırlık bir sızı: Bitmeyecek hasretin.
Şimdi adını anmayayım,
İçimde dönen biri var.
Karşı koyamadığım biri…
Benim de herkes gibi duygularım var.
Onu düşünen biri,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!