Yarım kalmış kitapta, bir yığın düş, dünlerim;
Örselenmiş çocuk, keşkeleri içindeyim.
Her an ciğerlerimde hissettiğim bu hüzün,
Gözlerine bakmadan yaşamak, sanki sürgün.
Bir sevdanın özlemi,
Hapsolmuş içeri;
Akıl yok, düşünce yok,
Kaçan kovalanır o günden beri.
Yalnızlığımdan sev beni;
Yıllar geçse, zaman dursa,
Bitmeyen ıstırap sarsa,
Aşkımızın hatrı varsa
Beni sensiz koyma gönül.
Yüreğimde eski sancı,
Hayatımın dünü, bugünü
Boş sayfalardan ibaret.
En karanlık gecenin gölgeleri,
En olmadık zamanlarda zillet.
Nedensiz tekrar tekrar doğarsın,
Fallar açtım gurbet ellerde sol yanına,
Çektiğin cefalar gönül boşu boşuna.
Serdim ömrü Mansur gibi darağacına,
Tutunduğun dallar gönül boşu boşuna.
Dağlar şahidimdir içimdeki her âha,
Bir kefende yerin belli, neylersin?
Altın, gümüş dizsen yere… Boşuna
Ecel geldi mi feryat ne eylesin?
Nice uzun yaşın olsa… Boşuna.
Gözün doymamışsa dünya malına,
Yalancı dünya süsüne, aklım ermez oyuna,
Beşerdir, şaşar kral; zulmün önünde boyun eğmem.
Başında bir taç, altında da taht olsa boşuna,
Hanzala yüz dönen, kulun önünde boyun eğmem.
Dünya malına aldanmam, altın sarısına da,
Hiç gitmeyecekmiş gibi gelmiştin oysa,
Hep yanımda, yarınımda olacakmış gibi.
Sen de bırakıp gittin işte,
Şimdi izin kaldı senden önce gidenler gibi.
Yüreğim hazan mevsimi,
Bu bir eski aşk öyküsü;
Acıdan dişlerini kırdıracak türünde.
Şu ya da bu şekilde,
Bir gençlik hevesiydi herhalde.
Yaranı zonk zonk zonklatır biçare;
BU GECE LEYLE-İ MİRAC
Recebin yirmi yedisi,
Ey Peygamber, göğe dendi.
Bu gece Leyle-i Mirac,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!