Bir Mahcubiyet Meselesi

Furkan Özcan 3
18

ŞİİR


0

TAKİPÇİ

Bir Mahcubiyet Meselesi


​Şimdi kalkıp karşına geçmek,
"Ben seni bir başka seviyorum" demek var aslında.
Ama gel gör ki, benim o kadar afili bir cesaretim yok.
Sen bir kaldırımdan yürüyorsun mesela,
Bütün şehir senin adımlarına uyduruyor ritmini.
Ben karşı kaldırımda, cebimde ellerim,
Sana bakarken yakalanmanın o ince telaşındayım.
​Mesele sadece sana açılamamak değil,
Mesele, senin aydınlığında kendi karanlığımdan utanmak.
Ben ki üç beş kelimeyi bir araya getirip dünyayı çözerdim kendimce,
İş senin o güzel yüzüne gelince,
Bütün bildiğim harfler birbirine dolanıyor.
Zaten ben birine sevdalandım mı, boynum hep biraz sağa düşer,
Hep biraz mahzunlaşır adımlarım.
​Hani bilsem ki sen de bana bir adım atacaksın,
Yemin billah, dağ tepe demem gelirim.
Ama sen öylesine yüksekte, öylesine başka parlıyorsun ki,
Benim o tozlu pabuçlarla senin hayatına girmem
Küstahlık olur, hadsizlik olur.
Bir bülbülün güle tutulması gibi değil bizimkisi,
Bir garibanın vitrindeki en güzel oyuncağa bakması benimkisi.
​Sen iyisi mi, hiç bilme benim bu hallerimi.
Ben seni o çay bardaklarının buğusunda,
Yağmur yemiş sokak lambalarının altında kendi kendime seveyim.
Sana söyleyemediğim her söz, benim içimde dert olsun, şiir olsun.
Sen hep o bildiğim, o güzel halinle kal,
Ben bu uzaktan sevme işini hallederim.

Furkan Özcan 3
Kayıt Tarihi : 28.05.2026 04:05:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!