Kadın geldi oturdu koltuğuna
Gülüşü farklıydı
Takıntıları apansız
Onun gibi değildi
Hele onlar gibi hiç değil
Bastırılmış cümleleri hızlıydı
Saatler bile keyfini bekler
Bugünün yarını masmavi gökler
Güneş bendendir ama
Bulut sende bile çölden...
Gülüşün gönlümün imgesine iltimas
Sana sarılınca huzur bulduğum akşam
Hem sevinç bir arada, hem ustaca bir yas
Geçecek elbet her şey, çaresini bulsam
Sıcak kış mevsimi gibi dengesiz halin
Geç kalmaya alışmışlık
Erken olan her şeyi yadırgar
Sanki bir durumdan ödün vermek gibi
Yadigar olan bir saati değersiz satmak gibi
Güneşi başka kulvarda erken yakalayabilirdik
Ama o gün, bugün değildi...
Ana dili yaşamakmış kişinin
Ne konuştuğunun önemi yok
Tutunmak, daha çok tutunmak
Bir savaşın sakin gençliği
Gördüğümüz insanlar
Ve
Benim cesaretim balkondan dışarıya bakana kadar,
Senin cesaretin evde pencere kapatıyor çocuk...
Bekle dedi gökyüzü
Kırılan tırnaklarının düzenine geçmesini
Bekler gibi
Papağanın gagasındaki tekrar cümleleri misali
Hayat her zaman fısıldar
Duymasını bilene kadar
Yola çıkmaları mı seviyorum?
Eve varmaları mı?
Gece ışıklarını mı?
Gündüz aydınlığını mı?
Gidenler için hep bir durak vardır
Ya dönenler için?
Kural içinde kuralı yaşamak
Beyaz lekeli ellerine yakışmaz
Bilmeceler dört haftadır
Otuz günün yirmi dörde hatırı kalır
Geleceğin rengi yeşildir
Geçmişin rengi sarı
Gergin gibi duruyordu
Baktım uzaktan
Bağırıyordu
Çaresizdi
Gereksiz bir telaşı vardı
Sebepleri sahipsiz




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!