Ateş ve Sükût Şiiri - Furkan Özcan 3

Furkan Özcan 3
18

ŞİİR


0

TAKİPÇİ

Ateş ve Sükût


​Seni kalbimin en kuytu mabedinde saklıyorum,
Bir dua gibi, bir sır gibi, bir âmin titrekliğinde.
Sen, gökyüzünün kirpiklerine asılmış en narin yıldız,
Ben, yeryüzünün toprağa bulanmış, boynu bükük sürgünü.
Yüzüne bakmaya yeltendiğim her an,
Görkemli bir yangın başlıyor içimin harabelerinde.
Adım atsam uçurum, sussam içimde bir tufan...
Sana sığınmaya cesaretim yok, bağışla.
​Ben ki hüznü giyinmiş, çöllerde yağmur bekleyen biriyim,
Sen ise bir gül bahçesinin en dokunulmaz, en mağrur gülü.
Hangi kelimeye tutunsam, ufalanıp kırılıyor ellerimde,
Sana kalbimi açmak, bir ateşi avuçlamak gibi.
Korkuyorum kendi karanlığımla o beyaz aydınlığını kirletmekten.
Dilim lâl oluyor gölgene değince, yüreğim yorgun bir pervane,
Yanacağımı bile bile ateşinin etrafında dönüyorum sessizce.
​Bırak, adın dudaklarımda kanayan kutsal bir yara,
Gözlerin içimde hiç dinmeyen bir sızı olarak kalsın.
Sen o muhteşem ikliminde açan bir nevbahar olmaya devam et,
Ben zemherinin ayazında, kendi kimsesizliğimle yanayım.
Aşk, bazen dokunamadığın bir gökyüzüne bakıp sessizce ağlamaktır;
Ellerimin titremesinden, aczimden, yoksulluğumdan utansam da,
Seni uzaktan, kül olana dek, sükût ile sevmeye razıyım.

Furkan Özcan 3
Kayıt Tarihi : 28.05.2026 04:08:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!