Uyandım mi ?
Hayal mı ?
gerçek mi ?
saatin sesi , (tik tak tik tak)
kalbimin kırık ritmine karışıyor.
Gecenin yarısı ...
Gece omzuma düşmüş bir kuştu,
kanadında eski yaraların sesi.
Saatlerce yürüdüm ormanda,
ağaçlar sustu, ben konuştum kendi içimle.
“Ey hayat,” dedim,
Ben sana bunu hiç böyle anlatmak istemezdim...
Ama başka çarem yok...
Aldım yine ellime günlüğümü,
Gözlerim dolu dolu ...
Sana yazıyorum..
Okumaya ağını bile bile..
Uyandım mi ?
Hayal mı ?
gerçek mi ?
saatin sesi , (tik tak tik tak)
kalbimin kırık ritmine karışıyor.
Gecenin yarısı ...
Bir gece daha çöktü omuzlarıma...
duvarlar sessiz...
saatler dilsiz…
Ben yine kendi içimde kayboldum...
adımı çağıran kimse yok bu evde...
Sabah...
ince bir tül gibi şehrin üzerine serilmişti...
Güneş...
pencerenin kenarında duran yalnızlığıma dokunuyor...
çayın buğusunda ...
yüzünü bilmediğim bir adam yükseliyordu...
Gecenin ağırlığını omzuma alıp çıktım yola,
İçimde ağır bir özlem, susmayan bir sızıyla… haykırıyorum kimse duymuyor...
Adını rüzgâra sordum, cevap vermedi,
Yıldızlara baktım, hepsi senden kaçtı sanki...
Aşk dedikleri bu muydu?
bilmem, bilmem...
Seni sevdim be adam...
Tıpkı sabahı sevdiğim gibi...
Göz kapaklarımda sen..
Uyandıkça eksildi...
İçimde öfke büyüdü...
Yönünü şaşırmış bir fırtına...
Sen benim neyimsin?
Gece yarısı tavana dikilen gözlerimde,
saatlerin ağır ağır yürüdüğü o uzun vakitlerde,
kaçıp giden uykularım mısın sen?
Yağmur ince ince düşerken omuzlarıma...
Gözlerimi kaldırdım gri gökyüzüne...
Sanki cevap verecekmiş gibi sustu rüzgâr...
Ve dudaklarımdan döküldü o kırılmış soğuk cümleler..
“Nasılsın… sen iyi misin?




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!