Van/İpekyolu
TANIKLARIM
Yazlar geçti omzuma ince bir göç hikâyesi gibi,
Kışlar çöktü içime suskun bir şehir gecesi gibi,
Uçan kuşlar bile bildi içimdeki eksilmeyi,
Ben her mevsimde biraz daha kendime yabancıydım…
TAŞINAN YÜK
Derdini hafife alma ey gönül
Bazen en ağır yük
Kimsenin görmediği yaradır.
Taşır durursun,
Adımların aynı ama
TAŞLAMA
Bir vakte erdi ki bizim zamanımız,
Doğru belli değil, eğri belli değil.
Her söz meydanlarda sultan kesilmiş,
Hakikat suskun, çağrı belli değil.
TELLİ TURNAM
Telli turnam, selamını götür,
Sevdiğimin diyarına usulca.
Kanadında taşın özlemim,
Rüzgârla süzülsün sessizce.
TOK SOFRALAR, AÇ BEŞİKLER
Ölüm, gözyaşı, hüzün
Kapmış anaların yüreğini.
Beşikler aç,
Sofralar ekmek bekler.
TREN
Ve gelip geçti ömür treni,
Islığı içimde uzun bir sızı…
Ardına hiç bakmadan
Savurdu yüzüme eksik kalmış yarınları.
TÜKETTİK
Baharları yaz uğruna tükettik,
Aşkı da naz uğruna.
Papatyalar döküldü avuçlarımızda
“Seviyor, sevmiyor” uğruna.
TURNALAR
Uçun turnalar, uçun
Geceden sabaha umut taşıyın
Bulutları yarıp geçin
Işığı kanadınıza alın
Güneşi yüreklere serpin
TURNA MİSALİ GEÇER
Bir turna misalidir ömür
Sonsuza gider gün be gün
Gece gündüze devam eder
İki kanat gibi çırpar
TUTSAK YURDUM
Özgürlük diye kuruldum
Yegane temelim bu cihana
Hangi çılgın gem vuracakmış
Şaşarım yedi ceddine




-
Yücel Özkü
-
Yücel Özkü
-
Yücel Özkü
Tüm Yorumlarİnsan, sustuğu yer kadar derin; yazdığı yer kadar kalıcıdır.
İnsan, sustuğu yer kadar derin; yazdığı yer kadar kalıcıdır.
Kalbim, adını bilmediği her sevgide biraz eksilir, biraz tamamlanır.