Bir gün anladım:
beklemek bir kişiyi değil,
bir hayali tutmakmış avuçlarımda.
Sen gelmeyecektin.
Ama ben,
gelmemen için
Kendime kaldım sonunda,
ne eksik ne fazla.
Bir ben var şimdi
bir de suskunluğum
ama en çok
kendi sesime alıştım artık.
Merhaba, ben.
Hatırlıyor musun beni?
En çok sustuğunda
içinden geçen sesimdim.
Aynaya bakmaya cesaretin kalmadığında
Konuşmadım bugün,
hiç kimseyle.
Sadece içimdeki
o susmayan benle.
Ne acıyı sordum,
Kendimi
bir ölü yıkar gibi yıkadım
her azamda
bir günah sustu
nefsin kokusu sinmişti tenime
Bir gün,
hiçbir şey konuşmadım.
Dünya sustu.
Ve ben,
ilk defa içimdeki yankıyı duydum.
Bir yola çıktım,
adı yok, haritası yok
yalnızca içimde bir çağrı
ve sessiz bir yön duygusu.
Yolculuk değil bu
Şimdi, aynaya bakıyorum.
Bu yüz benim, değil mi?
Ama biraz yabancı, biraz tanıdık...
Kim olduğunu bilmiyorum bazen,
ya da bilmiyormuş gibi yapıyorum.
Sesini unuttum
ama yankısı hâlâ dolanıyor içimde.
Bir zamanlar orada sen vardın,
şimdi yalnızca ben ve sessizliğim.
Sormuyorum artık "neden?" diye,
Kalabalıklar çok seslidir,
Ama her ses sana ait değildir.
Kulağını kıs, kalbini aç,
En hakiki müzik içinden gelir.
Ritmine uymadığın bir şarkı,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!