Ordu' da doğdum.
Sular kesik,
ekmek yok günlerdir.
Bir hurma çekirdeği bulursa
çiğniyor çocuk,
annesinin susturduğu iştahıyla.
Sevdiceğim kuşlar göçe durdu,
Kanatlarında uzak diyarlara özlem var.
Gökyüzü bir yol, bulutlar yoldaş,
Ben ise gözlerindeki saklı baharda kaldım.
Kuşların her kanat çırpışı ayrılığa benzer,
bu yıl
kuşlar erken göçtü.
damların üstünde dolaşan o telaşlı sesler
bir akşam ansızın senin gibi çekildi gökyüzünden.
sanki bu şehir de benim gibi
Yeşilin koynunda uyandığımız zamanlara
bahar derlerdi bizim oralarda.
Gök sinirlenir,
dereler geçit vermezdi;
biz de yeni kanatlanan kuş olurduk.
Uğraksız bir limanım ben,
çekilmiş denizler kaldı içimde.
Bir zamanlar adını taşıyan gemiler,
şimdi pas tutmuş sessizliklerde.
Rıhtımda bir halat kaldı senden,
Sabahı para açıyor artık.
Güneş değil.
Uyanır uyanmaz
bir rakama bakıyoruz,
nabzımızı o ölçüyor.
Birazdan mahallenin istifçisi
akşamdan çöpe atılanları toplayacak.
Ardından birkaç perde aralanacak,
uykuyla dünya arasında kalmış yüzler
mahmur gözlerle sokağa bakacak.
Bir çağrı kopar
ne gökten iner
ne yerden yükselir;
içine düşer ansızın,
ve bütün suskunlukları parçalar.
Baktıkça deryalara daldığım gözlerin
Esareti mi olur?
Oysa ben onların manasında tutsak kaldım.
Sana kara sevdamı anlatan türküler söylesem de,
Zihnime taktığın kelepçeler
sabah olmaya yakındı
göğün rengi yavaş yavaş inceliyordu
çatıların üstünde biriken gece
parmak uçlarında çekiliyordu şehirden
önümde soğumuş bir çay




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!