Seyrani Göl Şiirleri - Şair Seyrani Göl

Seyrani Göl

Artık kızmıyorum.
Ne sana,
ne gidişine,
ne de kalakalışıma.

Her şey olması gerektiği gibi oldu,

Devamını Oku
Seyrani Göl

Artık direnmiyorum…
Hayır, vazgeçmedim.
Ama kavga etmiyorum kaderle.
Biliyorum çünkü,
olan her şey
olması gerektiği gibi.

Devamını Oku
Seyrani Göl

Gönüllere nakış nakış işlenmek var,
Yanık yanık bakışmak, koklaşmak var,
Bal kaymak konuşmak, anlaşmak var,
Öldürmek ne ya?

Tatlı tatlı diller, kınalı kınalı eller var,

Devamını Oku
Seyrani Göl

Olgunluk…
ne yandığın yerdir,
ne de piştiğin…
Olgunluk,
ateşle yoğrulmuş bir iç sessizliğidir
gönlün sustuğu,

Devamını Oku
Seyrani Göl

Bahar geldi deseler,
Penceremin önüne kuşlar konsa,
Annemin dökülen saçlarını çalsa,
Sevinsek de ölmesek.

Ceviz ağaçları sabırlıdır,

Devamını Oku
Seyrani Göl

Hangi yağmurda ıslanmadık ki,
Hangi kırağı çalmadı çocuk bedenlerimizi...
Ayakta kalmak için,
Hangi rüzgâra direnmedik biz?
Çok yorulduk, üstat... çok!

Devamını Oku
Seyrani Göl

Ölüm, soğuk bir sessizlik,
dudaklarda kurumuş sözler,
gözlerde biriken anlamsızlık.

Hiçbir ışık yok,
sadece kara bir boşluk,

Devamını Oku
Seyrani Göl

Bu hangi çağ?
Hangi kralın ihtişamlı mezarlığı burası?
Kim, bu ölü yıkayıcılar?
Ne zaman kuruldu bu ölüm pazarı?
Bu kaçıncı haykırış?
Kaç çocuk öldü bugün?

Devamını Oku
Seyrani Göl

Ölüm…
Bir kapı aralığı,
gözlerin göremediği,
kelimelerin dokunamadığı bir sır.

Bu beden soluyor,

Devamını Oku
Seyrani Göl

Ölüm…
Düşünmeden geçemediğin,
susmadan yaklaştığın o sonsuz boşluk değil mi?

Onu anlamaya çalışıyorum.
Nasıl olur da

Devamını Oku