Bazen diyorum ki,
Gitmek daha kolay belki…
Bir acının içinden sessizce çekilip
Kendini unutacak kadar uzaklara savrulmak.
Ama insan nereye giderse gitsin
Sabahı denizden önce karşıladım,
uykusuz bir yabancıydım kıyıda.
Gün, adımı bilmeden ağardı yüzüme.
Martılar geçip gitti üstümden.
Bazı boşluklar yürüdükçe çoğalır;
Gecenin koynunda yankı olur adın,
Bir sızı gibi çöker içimin kıyısına.
Ah, diyorum, ne çok kalmışım sende,
Ne çok eksilmişim kendimden.
Bir çocuğun sessiz ağlayışı gibi,
Bedenimde bir mezarlık taşıyorum.
Hiç kazılmamış çukurlar,
hiç konulmamış taşlar var orada.
İçinde ölenler değil
içimde öldürdüklerim yatıyor.
Adlarını söylemiyorum,
Günler geçiyor, sensiz ve ağır
Saatler küskün, zamanı saymıyor
Her sabah aynı pencerede
Adını taşıyan rüzgârı arıyor
Bir sandal gibi bağlıyım kıyıya
Gün geçmiyor,
yalnızlık penceremde donup kalıyor.
Saatler durmasa da
zaman yürümüyor sen yokken.
Gölgen bile düşmüyor artık duvarıma,
İçimde bir iskele var hâlâ,
ayak seslerimizi unutmamış tahtalar.
Her rüzgar sende kalmış,
her esinti sana savuruyor beni yeniden.
Dalgalar,
Daha dün gibi hatırlıyorum,
Gönülsüzce gitmiştin.
Senden sonra hiç görmedim gün yüzünü,
Belki senin aklında mavi bir gökyüzü kaldı,
Ya da yakamayan bir ateşin düşleri...
Belki bir gün,
Rüzgâr seni getirir…
Bir köşe başında,
Hiç beklemediğim bir an,
Adını duyarım bir çocuğun dilinden.
Yavaştan esen rüzgar gibi
biz de geçtik birbirimizin içinden,
iz bırakmadan değil,
sadece biraz zamanla silinmiş gibi.
Kumsalda yoktu artık adımlarımız




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!