Neredesin?
Seni bekler dururum...
Bir his deler yüreğimi.
Kimin ağıtı parçalamış içimi?
Kimin gözyaşı ıslatmış ellerimi?
Bayram Sabahı
Ovuşturarak gözlerini, ışığa doğru yürüdü.
Kapının boğuk sesi duyuldu hafiften.
Bayram namazı kılmak için,
Hızlı hızlı yürüyen son adamdı, yolun sonunda görünen.
Bugün bir şey yap,
“Yarın, belki” deme.
Islak bir öpücük kondur dudağıma,
Yanık bir bakışla süz gözlerimi.
Katıksız bir bardak çay koy —
Buharı saçların gibi tel tel,
Buluşmuşum kendimle bir akşamüstü,
Güneş inerken gölgemin yanına oturmuşum.
Ne sen varmışsın içimde artık,
Ne de seni arayan o telaşlı yanım.
Buluşmuşum
Deniz büyüyor, dağ büyüyor.
Dalgalar, afram tafram,
Başım dumanlı, efkârım büyüyor.
Sana baktıkça zaman duruyor,
Kuşlar konuyor yorgun omzuma,
Ah be çam ağacı, yaslanırdın evimin duvarına,
Penceremi açtığımda hemen sokulurdun odama.
Kışıma umut olurdun,
Yazıma ferahlık doldururdun.
Senin gibi ben de severdim sessizliği,
Bu pencere, bu akşam
bütün duvarlardan daha ağır geliyor bana.
Sanki kendime bir yabancı gibi bakıyorum.
Duruşumda bile
bir hayal kırıklığı var.
Hatıralar, ellerimde
keskin kenarlarıyla çoğalıyor.
Bir bakışın,
kırılmış bir aynanın parçası gibi
bir yanımı kesiyor.
Her düşüşümden sonra çimde bir merdiven açılıyor,
camdan dökülmüş bir sabrın ince çizgileriyle,
her basamakta yüreğimin titrek yankısı duyuluyor.
Adımlarım hafif,
sanki kırılacak en ufak nefeste,
Kör oldum sanma!
Bakıp karanlığa.
Cehalete karşı,
Bir tohum da sen at!
Hayal et, bir gül bahçesini!
Sevgi ile açan goncalar vardır.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!