Derler ki,
insan en çok
dokunamadığını sever.
Öyleyse söyle;
neden bir tek bakış,
bir ömür süren
bir hasrete dönüşür?
Sen de hissettin mi
o suskun çarpıntıyı?
Yoksa yalnız ben miydim
gözlerinin eşiğinde
kendini unutan?
O an,
ellerimiz birbirine değseydi,
hangi mevsim eksik kalırdı?
Hangi günah
bir gülün kokusunda
masumlaşırdı?
Bazen düşünüyorum;
bir anlığına
saçların omzuma düşseydi,
hangi rüzgâr
seni benden
geri alabilirdi?
Bir nefeslik yakınlık,
bir ömürlük ayrılığa
değer miydi sence?
Gece,
gözlerini ödünç alıyor sanki.
Nereye baksam
aynı karanlık parlıyor.
Ben sustukça
kalbim konuşuyor;
her çarpışı,
sana varamayan
bir yol gibi.
Bazı özlemler
ellerle dinmez.
Bir bakışın sıcaklığı,
yılların ayazına
inat yaşar.
Belki de aşk,
sarılmaktan çok
aynı suskunluğu
iki kalbin paylaşmasıdır.
Ve merak ediyorum...
Sen de bazen
hiç kimseye söylemeden,
beni düşündüğünde
gözlerini kapatıyor musun?
Yoksa ben,
yalnızca
açmamış bir goncanın
rüyasında kalan
bir yabancı mıydım?
Eğer bir gün
yine karşılaşırsak,
konuşmayalım.
Bırak,
gözlerin anlatsın
yarım kalan cümleleri.
Belki o zaman
bir kelebeğin ömrüne
sığmayan sevgimizi,
tek bir bakış
tamamlar.
S.GÖL
Kayıt Tarihi : 22.07.2026 08:16:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!