Baktığım her aynada
zamanın farklı bir kesiti duruyor.
Birinde çocuk hâlim,
gözlerinde yeni doğmuş güneş gibi umutlar,
diğerinde suskun gençliğim,
dudaklarının kenarında yarım kalmış bir gülüş.
Gece, aynalardan çekilmiş bir suret,
hiçbir yansımada tutunmuyor gözlerin.
Kimi arasan,
bir başka boşlukta iz bırakıyor.
Bir fısıltı,
Baktığım aynalar
beni başka biriyle karıştırıyor.
Çehremde tanımadığım bir zaman var,
ve gözlerim bana yabancı.
İçimdeki kıyı…
Aynalara bakıp
kendine hayran kalırsın,
sanki güzelliğin hiç solmaz,
sanki zaman sana dokunmaz.
Ama bilmezsin,
Ayna
önce yansıttı,
sonra unuttu.
Bir yüz vardı orada,
her sabah biraz daha silinen.
Ayna,
kendini unutan bir suskunluk,
dudaklarda kırılmadan kalan bir sızı.
Yansıma değil,
gölgelerin dans ettiği bir boşluk,
bir gün
aynı çayı iki kez ısıtan insanlar olacağız
sen dalgın bir akşamı pencereye bırakacaksın
ben içimde eskiyen şehirleri susturacağım
ve kimse anlamayacak
aynı evde birbirine tutunmadan duranların
geceyi uzun uzun dinledim bugün,
sanki bütün saatler
sen gittikten sonra aynı yerde kalmış.
zaman ilerliyor dediler,
oysa bazı acılar
duvarda asılı eski bir fotoğraf gibi
Gece yine içime çöktü, sâkî.
Koyma bu defa kadehi.
Ben bu gece,
Ay ışığında silinip giden,
ama içimde hâlâ söndüremediğim
bir yüzü düşlemek istiyorum.
Sen gideli,
buralara sabah olmadı.
Birazdan yıldızlar yine doğar.
Bir mahcup yineyim—
süklüm püklüm durur nazlı gönlüm.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!