Yine tomurcuklandı düşlerim,
Bak, yine hastalığına düştüm.
Gamzelerin beni hapsediyor,
Şimdi hangi dağın koynunda giyiniyorsun?
Gelinliğin kır çiçeklerinden olsun,
Sis çökmüş ruhuma, ağır ağır,
yine senin hayalinle sarmaş dolaşım.
Kırık düşler arasında titrek bir ışık,
usulca doğuyor geceyle beraber.
Solgun ellerim, yitik mevsimlerde,
Söyle ey bahtı karalım söyle!
Bu dudaklarınla hangi kötüyü öptün?
Ben goncaları koklamazken,
Sen hangi halden bilmezin sevdiğini gördün?
Söyle ey bahtı karalım söyle!
Bana bir sevgi ver…
yorgun gecelerin arasından gelsin,
sessiz bir dua gibi,
adını kimse bilmesin.
Ne yalan bulaşsın içine,
Bana sessizliği yaz,
Bir ırmak usulca çağlasın,
Kuşlar süzülsün gökyüzünde,
Ve sonsuzluk fısıldasın kulağıma.
Bana sessizliği yaz,
Ağaçlar en güzel elbisesini giymişti,
Kuşlar şarkı söylüyordu,
Arılar çiçeklerle kucaklaşıyordu.
Her şey bayramını müjdeliyordu.
Neydi hüznümüz?
Neydi sevincimiz?
Gözlerini ovalayıp kalktı,
Pencereden ışık sızıyordu.
Uzakta bir kapı gıcırdadı hafifçe,
Namaza giden biri geçti sokaktan.
Ayşe Teyze'nin sobası tütüyordu,
İnsan, sevdiğini bazen bir müziğin namesinde,
Bazen bir rüzgârın esintisinde,
Bazen bir gecenin sessizliğinde,
Bazen de bir yıldızın ötesinde gördüğünü sanır.
Bir gülüş yankılanır geçmişin kıyısından,
Sabahı denizden önce karşıladım,
uykusuz bir yabancıydım kıyıda.
Gün, adımı bilmeden ağardı yüzüme.
Martılar geçip gitti üstümden.
Bazı boşluklar yürüdükçe çoğalır;
Gecenin koynunda yankı olur adın,
Bir sızı gibi çöker içimin kıyısına.
Ah, diyorum, ne çok kalmışım sende,
Ne çok eksilmişim kendimden.
Bir çocuğun sessiz ağlayışı gibi,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!