Sesini unuttum;
ama yankın hâlâ
eski bir evin duvarlarında
dolaşan rüzgâr gibi içimde.
Bir zamanlar
orada sen vardın.
Şimdi yalnızca ben,
bir de sustukça derinleşen sessizliğim.
Artık sormuyorum “neden?” diye.
Bazı sorular vardır,
cevabı bulununca değil,
sorulmaktan vazgeçilince iyileşir.
Bazı yollar da
varılacak bir yer için değil,
insanın kendine dönmesi için
uzar gecenin içinde.
Artık seni hatırlamak istemiyorum.
ama yokluğunu da
unutmuş değilim.
Çünkü unutmak bazen kurtuluş değil,
insanın kendine söylediği
gecikmiş bir avuntudur.
Ben kırılmadan dağılmayı öğrendim.
Toplanmadan yürümeyi,
kimseye anlatmadan susmayı,
gözyaşına varmadan
içimden geçen acıyı taşımayı…
Sonra anladım:
Bazı yaralar kapanmaz;
insan onlarla yaşamayı öğrenir.
Acı da bir gün
yabancı olmaktan çıkar,
sessizce yanına oturur.
Giden sendin,
ama eksilen yalnız ben değildim.
Senden sonra
kendimde kaybettiğim ne varsa
birer birer karşıma çıktı.
Meğer insan
en çok birini kaybettiğinde değil,
kendinden vazgeçtiğinde
yitirmiş oluyormuş kendini.
Ben vazgeçmedim.
Bir eksiliğin içinden
başka bir ben büyüttüm.
Kimsenin bilmediği,
kimseye anlatmadığım
bir yerden yeniden başladım.
Şimdi kendimle kaldım.
Ve ilk kez
yalnızlığımı bir ceza gibi değil,
kendime açılan
sessiz bir kapı gibi görüyorum.
Giden sensin.
Ama kalan bendim.
Ve şimdi biliyorum:
İnsan bazen
kaybettiği yerde değil,
kaybettikten sonra
kendini yeniden kurduğu yerde
bulur kendini.
Ben seni değil,
senden sonra sustuğum beni
yeniden buldum.
S.GÖL
Seyrani Göl
Kayıt Tarihi : 22.07.2025 13:26:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!