Ordu' da doğdum.
Konuşmadım bugün,
hiç kimseyle.
Sadece içimdeki
o susmayan benle.
Ne acıyı sordum,
Kendimi
bir ölü yıkar gibi yıkadım
her azamda
bir günah sustu
nefsin kokusu sinmişti tenime
Bir gün,
hiçbir şey konuşmadım.
Dünya sustu.
Ve ben,
ilk defa içimdeki yankıyı duydum.
Bir yola çıktım,
adı yok, haritası yok
yalnızca içimde bir çağrı
ve sessiz bir yön duygusu.
Yolculuk değil bu
Şimdi, aynaya bakıyorum.
Bu yüz benim, değil mi?
Ama biraz yabancı, biraz tanıdık...
Kim olduğunu bilmiyorum bazen,
ya da bilmiyormuş gibi yapıyorum.
Sesini unuttum;
ama yankın hâlâ
eski bir evin duvarlarında
dolaşan rüzgâr gibi içimde.
Bir zamanlar
Kalabalıklar çok seslidir,
Ama her ses sana ait değildir.
Kulağını kıs, kalbini aç,
En hakiki müzik içinden gelir.
Ritmine uymadığın bir şarkı,
İncinmenin en acı yanı,
Zamanını, yüreğini, hatta umutlarını
Sana ihanet eden birine harcamaktır…
Oysa kelimelerle sarılmaz her yara,
Bazı susuşlar daha derin kanar.
Bir gün,
kimsenin tutmadığı ellerini
kendin tuttun…
ve ilk kez,
düşmeden yürümeyi denedin.
Bir ömrü
kelimelerle kurmaya çalıştım,
ama meğer
en doğru cümle
hiç söylenmeyenmiş.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!