Gölgenin çekirdeğinde soyunuyor tırtıl
Yaşamın yaprağında kılcal şehirler uyuyor
Kendi dam/arını arıyor üşümüş bir adam
Bir kadın geceyi saklamış göğüslerine
Zehir zemberek bir acının ölüsü dudakta
Zoraki devinimler var yaşam çemberinde
Akşamın grileşen sesine kapılıp
Sesine yürümek vardı şimdi
Sevginin pervazlarına tutunarak
Adını sarı denizlere serpmek vardı
Sellerin getirdiği yorgun millerle
Dalgaların sürüklediği köpüklerle
Çalkantılı ve karanlık bir denizde mavi gülüşlerle birbirimizi bulduk biz
Geçtiğimiz tüm asma köprülerde aşk ayinlerine katıldık, büyüdü sevgimiz
Kapsül yalnızlığımızın duraklarında zirvelerde otak kurdu sevişmelerimiz
Korsan gülüşlü aşklarla büyüdük, masalsız uykuların ülkesinde serpildik.
Her çığlık, kendi iç sesinden sıyrılarak yanar içten, süzülür aşk gibi gözden
Her mutluluk delirmiş suyun rotasıdır, sular gövdeyi, sevgiyle akar tenden
Kaf Dağının ardındaymış mutluluk, aşılır dikeyler, coşkular yetişir çöllerde
Vurgun cümleler biriktirdim sana, gel bekleyişlerin kısık kandili sönmeden
Sevda düşten süzülür, su taşı inadına bölerek akar
Özlemin külü yamandır, en çok da gecelerde yakar
Bir türküdür yine de yaşamak, küsünce mızrabını atar
Her insan aşk’tır, nasırlı yüreğinde nice anılar saklar…
Türküler derledim sana, ağlamaklı
Dinledikçe tükenecek, ağlayacaksın
Bir yankı yaptım, gönderdim sana,
Duyunca yıkılacak, kahrolacaksın...
Buralardan esip gidişinin matemindeyim şimdi. Kokunu bıraktığın her yere içli bakışlar atıyor, ismini söylediğin odalarda anılarla başbaşa kalıyorum. Sigara küllerinden yaptığın falları parmaklarımla dağıtıp, binip geldiğin hayal atınla, uzaklara gidişini izliyorum. Baharım viran, çiçeklerim bitkin, soluk resmine içli bakışlar atıyorum.
İki yakası bir araya gelmeyen denizler gibiyim
Kavuşmaya kurulu saatler çarpınır ya hani içimizde
Bir yakamoz ışıltısı yansıyor sulardan yüzümüze
Biz gecenin öte yakasını ilikler iken öpüşlerimizle
Yücelir aşka yol vermez dağlar karanlığın içerisinde
Sözcüklerin vakitsiz sevişmeleri ekranda
Yarım kalmış düşünüşler dudakta
Saçlarımda derin bir gurbet yansıması
Bardağımda meyim azalıyor sensiz
Tenim acılı bir hüzün istilasında
Sallanıyor anlar içimin kaydırağında
kan oturur bedenine
göğsündeki asi salkımlara değince dudak
Tükenince için için yanan mum gibi,
Çırılçıplak kalırsın, bir başına
Yangınların bitmiş, küllerin savrulmuştur
Sancılar kaplar bedenini, düşünceler biter.
Sevdalarını sorgularsın bir solukta,




-
Ufkun Yaren
-
Ahmet Durgut
Tüm YorumlarBütün sorguların enleminden koparmıştım seni
İçimizdeki hoyrat sevilerin çarşafına tutunarak
Dudaklarımdaki istem ötesi hareket olmuştun
Ellerinin hoyrat kelepçelerinden sıyrılamadan
Duvardaki saatlerin zembereğine dolanmıştın
Tebriklerimle..10 ve listem..Ufkun YAREN
TEBRİKLER... sn Selahattin Yetgin... başarılar diler, saygılar sunarım. Esen kalınız.