Bir parça dün kopararak ilişiver yârim yalnızlığıma
Tutun saymayı unuttuğumuz günlerin iğreti terkisine
İliştir sararmış hüzünlerini solgun düşlerin yakasına
Bir gülün sahrasına gömülerek sana aşkı anlatayım
En mutlu rüyalar kendi vedasını unutandır aslında
Seni üşüten o büyük titremenin sığınaklarında,
Yarınlarını yok eden depremleri ben de yaşadım.
Sanki içimde asırlardır seni bekleyen bir yelkenli duruyordu
Ve seni uzaklara, çok uzaklara götürmeyi işte o an istedim.
Gecelerin suskun kelimeleri vardır, konuşmayı sevmeyen. Bir akrep kıskacında kıvranır dakikalar. Sönmüş yıldızlar son bir gayretle ışımak ister gökyüzüne sevdasını. Ay kıskanır, güneş saklandığı yerden ayrılır ve bu garip devrana yağmur bulutlarıyla gözyaşı gönderir.
Seni beklerken, bir yıldız yağmuruna tutulmuştum ben
Sevdanın mayınlarında parçalanırken de, seni bekledim
Şimdi, kurşunlara yürek, sevgilere çiçek olmayı öğrendim
Attım yüreğimi yılanların sevişmelere durduğu gecelere…
Sevdalara küskünlüğüm başladığında buldun beni çocuk parklarında. Görmediğim şehirlere götürdün beni. Ayakkabım lastikten, mintanım yamalıktan örülüydü. Kış aylarında limon çalardım bahçelerden. Grip olmazdım, ama hapşırırdım yalnızlıktan, ara ara sevdalar, 'çok yaşa' derdi arkamdan. Çoraplarım delik, yüreğim tamdı inadına. Yazın yılan kovalardım komşumuzun bahçesinde. Çöpçüler karton toplarken çöplüklerde, kafam karışırdı benim de. Çok şey öğrendim senden, kavga etmeden. Beraber tutuşturup yakardık yürek sobamızı. Doğuda çocuklar üşürdü, biz söndürürdük ateşi, onlardan öğrendik karda kızak kaymayı. Varoşlar kazılırken, biz delikanlı yürürdük kaldırımlarda.
İnanç soytarı krallığında kayıp
Utanç kendi mezarını aramakta
Mağaralarda kadınlar aşkı doğuruyor
Ayrılık düşüncesiz bir yenilgi sofrada
Kanlı mamalar yiyor çocuklar tabaktan
Solgun bir yüzü rüzgâr okşuyor
Parmaklarım okşarken delirmiş hasretin çizgilerini
Yorgun bir gün sızıyordu penceremden içeri
Az önce girmiştim oysa
Öfke sağanağına tutuldu gönlümün iskelesi
Yığınak yapıyor aşk, yıkıldı sevdanın güvertesi
İmlasız yakarışlar içinde kanıyor yaram sürekli
Devrilmiş bir sehp/ayım, ölümler nikâh şahidi
Yarınsız uykularımın gecesindeyim, irin akıyorum
Yitmiş bir medeniyetin içindeyim
evrim teorileri çiğniyorum dilimle
gezgin ruhum cinnet mevsiminde
sorgum avazda, ben meçhuldeyim
Yaralarımdan kan damlıyor hicranlı
Güneşin koynuna sokulup, yansam diyorum sensiz
Kokunun tarlalarından geçerek ben sana kavrulsam
Unutsam bir uçurmanın peşinden çocukça koşmayı
Yokluklarla çevrili şu yaşamın ortasında kaybolsam
Yine seni sevsem, ah senin nefesinle soluklansam
Uzun bir itirafname yüreğimin ağrısı
Mecnun gibi sahipsiz bir noktada
Zamansızlık düşleri çekiyorum
Yeşermeyecek bir bahçenin köşesinde
Ah yanı başımdaki dostum olsan.
Durgun bir göle düştü gövdem, avuçlarımda öfkeli bir yalnızlık
Savruk bir yaşam geçti gülüşlerimden ah, adını koysam sensizlik
Firuze aşkların düşlerinden uyandım, bekleyişlerin cepkeni delik
Bir sevda gülümsüyor tabakamda, o bende vazgeçilmez tiryakilik




-
Ufkun Yaren
-
Ahmet Durgut
Tüm YorumlarBütün sorguların enleminden koparmıştım seni
İçimizdeki hoyrat sevilerin çarşafına tutunarak
Dudaklarımdaki istem ötesi hareket olmuştun
Ellerinin hoyrat kelepçelerinden sıyrılamadan
Duvardaki saatlerin zembereğine dolanmıştın
Tebriklerimle..10 ve listem..Ufkun YAREN
TEBRİKLER... sn Selahattin Yetgin... başarılar diler, saygılar sunarım. Esen kalınız.