Selahattin Yetgin Şiirleri - Şair Selaha ...

Selahattin Yetgin

Yıllardır sürgünde ah çığlıklarım
Büyüyor ruhumdaki uzaklıkların
Delirmiş sürüler içinde şaşkınım
Bir şişe içinde sana yolculuğum

Ya sar yârim şu yüzyıllık yaralarımı

Devamını Oku
Selahattin Yetgin



Toprağını terk edemeyen gamlı bir çiçeksin, gözlerinde sevginin gölgesi
Koca bir sevgiyi içinde taşıyan küresin, yüreğin en soylu acıların adresi
Tükense de bu gönül seni sevmekten, sular altında kalsa aşkın şehirleri
Varlığının medeniyetlerinde mutluyum, kılıçtan geçirseler de sevgileri.

Devamını Oku
Selahattin Yetgin

Kilitsiz, paslı ve sürgüsüz hücrelerde
İçinin tufanları yüreğini salladığında, gir imgelerime
Kimselere aldırmadan, gözlerini dik yüreğime.
Ben, kirli sokakların kaldırımlarında yürümeyi unutan,
Sevginin parke taşlarını onaran bir sevda işçisiyim.

Devamını Oku
Selahattin Yetgin

Gövdemin katmanında ilençli bir veda türküsü, dilimde yakarılı bir gece
Sensizlik yağmurları yağar birazdan, gönlümdeki yangınları söndürsene
Her aşk kendi korkusuna tutsaktır, anların izlerini takip ederek gelsene
Sil özlemi şu yorgun yüreğimden, sonra serp küllerimi aşkın denizlerine

Gölgenin cam parçalarından ayrı gezdiğim günler ilişti takvimlerin yapraklarına, yamalı kederlerimiz en çok sensizken okşar yüreğimi. Hırçınlığım karılmamış bir deste, asiliğim yolunu arayan bir su ve gözlerimdeki yaş sana özlemimden. Dingin günlerimim geçit vermez yamaçlarında gözlerim sönmeyen bir ışığın peşinden gelir. Bir ince yol ararım sana çıkan, aşılmaz yüreğinin bakirliğinde sabır yokuşlarını çıkarım.

Devamını Oku
Selahattin Yetgin

Sevdan tırmaladı yüreğimi, yeniden dirilttin beni
Kırılıp düştüğüm yerlerden kaldırdın şu bedenimi.
Gözlerinin girdaplarında ışığa çıktı batık şehirler
Binlerce siyah inci kaplayıverdi kutsal denizlerimi.

Gece gibi siyah gözlerine tutunarak iliştim yanına. Hayata, sevgiye ve aldanışa dair kaldırılan kadehlerin ıslattığı dudakları ıpıslak, üzerine örttüğü şal gece sefası kokular saçıyordu içerime. Tutukluydu, sonsuza dek taşımayacağı kelepçeyi okşuyordu elleriyle. Mırıltıyı andıran sözcüklerinden sevgi kartları yapıp yapıp yüreğime açıyordu. Hayata küskün duruşlarına içten içe sövüyor, hükümlü yüreğinin özgürlüğünü bekliyordu.

Devamını Oku
Selahattin Yetgin

Ölüm mırıltılarını yükseltirken gecenin kollarında
Bir kedi gibi sokulursun gizemli rüyalarıma sen
Esip geçersin, başım döner kokundan, duman olurum
Uzak şehirlerin ürpertisi sarar yalnız rıhtımlarımı.

İçime çekiyorum bütün denizlerini. Zamanın çözümsüzlüklerinde cesaretsizliğim bir gölge gibi gelir peşimden ve bu zamanın engebeli patikasından geçerken masal devleri keserler yolumu. Sen, ulaşılmazlıkların coğrafyasında bir aşk rüyasını anlatıp yorumlar istiyorsun benden. Benim tabirlerime kahkahalarla gülüyor, kırgın intizarlarıma kulak asmıyorsun.

Devamını Oku
Selahattin Yetgin

Kirpiğimde ezgin sükût, düşlerimde yaylı fayton
Hangi sevda şu ürkünç ve solgun yüzümü ağartır!
Aşka müptela ruhumda kırılmış aynaların kesiği
Kızların belinde kurdele bağıymış nicedir umut
Ben toy sesimin kayıp baharlarına yürüyorum

Devamını Oku
Selahattin Yetgin

Ruhumuzun son deminde hüznün giysilerini üzerimizden çıkaralım
Sevinçler ekelim ovalara, maviş yelkenlilerle kuş sürülerine karışalım
Özlemlerin külünü denizlere serpelim, gökyüzüne salıncaklar kuralım
Sokul yangınıma yar, közü sönmeyen aşklarla yeni baharları karşılayalım

Zor bir sorunun düşünüşleriyle kanar içimiz yar, dökmeden dinle suskularımı. İstersen kollarımdan çivile, dağlardan çığlar indir, bin bir yerimden parçala. Gözlerine her inişinde yaşların, beni bu dünyadan terki diyar eyler. Bilmelisin ki, nefesinin kutsal esintisiyle bu yürek inadına yaşar. Sensizlik ölümse, özlemin zulümse yürek sızım, neden bu koca çınar varlığının sırılsıklam mevsimlerinde kan ağlar?

Devamını Oku
Selahattin Yetgin





Kaçınılmaz özlemlerin çelişkili kürelerine bakınca
Anlamsız başkaldırılarla geçiştiririz öğünlerimizi

Devamını Oku
Selahattin Yetgin

köpüklü gemiler geçiyor gözlerimin önünden
anlam delirmiş kendi küpeştesinde
yanık türkülerin ezberi dillerimde
kendini taşıyamayan insan kalabalığında
gün yeniden doğuyor şafak bakışıyla
parmağımda kangren bir tetik hayat

Devamını Oku