Gün çekilince dağlarımdan orman gözlerine dalıyorum
Tenimdeki garip sızıyla düşlerinin sarnıcında uyuyorum
Gecelerinin kentlerinde yaktığın çoban ateşine yürüyor
Eşsiz kardelenlerin yetiştiği uzak ülkene kulaç atıyorum
Bütün tanımları aşka çıkan, doruğunda paylaşımların dupduru aynasının yansıdığı eski zaman sevgilerinin düşünsel temaslarında, günlük güneşlik bir yaşam alışkanlığında ilkel sevdalarla yıkarım her sabah yüzümü. Ereksiz sancıları taşıyan bütün kervanlar ulaşınca çağlar ötesine ayaklarımdaki berelerle, yüreğimdeki sevgilerle ve kollarımdaki kelepçelerle anıların sessizliğini de dillendireceğim elbet.
Zılgıt vakitlerin penceresinden hayatı izliyorum, ruhumda aldanmışlıklar
Yangın suyla sevişiyor, yanık ormanların derinlerinde hazin yaşanmışlıklar
Aşkın muştularıyla geçtim koca ömrü, ruhumda tortulu hicranlar, sancılar
Tutkumun salına tutunuyor bir kadın, yüreğinde dokunulmamış baharlar
Rüzgârın taşıdığı tortularla oluşan dağların mor okyanusuna polen taşır kuşlar. Gökyüzüne saçlarını serer bir kadın, üşümüş yüzünde kurumuş hıçkırıklar. Kartal avını süzer yamaçlarda, av nafaka toplarken yağmalanmış ve kıymeti bilinmemiş yanık ovalarda.
Sesimin öksüz tuşlarında bir yalnızlık gölgesi
Tuz damlıyor bedenimden, dilimde aşk öfkesi
Geriyor göğsümü zaman, sevinçli tasa benimki
Dallara bahar yürüyor, öfkem ıssızlığın sahnesi.
Kendi dikine çakılı yalnızlığımızın kollarında aşk
Sırata çıkan yolculukların dudağında bir haykırış
Sızılar sürdüğümüz ıslanmış yanaklarımızda yaş
Bir zemheri sallantısında geliyor yüreğimize kış.
Mavi eteklerinden tutarak aşkın her sabah
Özlemin bıçağıyla doğrardık yüreklerimizi
Islak sokaklarda yıkardık tuzlu bedenimizi
Yürümek yüreğinin izinde
Aşkın vagonundayım delirmiş utkularla
Ne yana dönsen ben varım
Sana tutsak bu bedenle
Say ki, yaralı bir hayvanım
Gecenin gölgesine oturup seni beklemek anıdır şimdi
Ellerimde sabırsız bir dua, ruhumda su/devrilmeleri
Ömür istemek yaratandan, adını tuvallere karalayarak
Paylaşılmış bütün sevgiler adına, seninle sabahlamak
Gökyüzünün tüm ışıklarını seni bekleyerek avuçlamak
Kıpır kıpır bir telaşla çalıyordu yürek telim
Göğsümdeki tefler seviyi fısıldıyordu
Sarhoş kuşlar uçuyordu gök/yüzümden
Işıklar kendi duvarına çarpıp sese dönüyordu
Sesinin kilometrelerini aşmak için kulaçladım adımları
Yollardan kocaman toz bulutları kalktı
Titreyen bedenimin acılı atlasına yeniden uğradı en güzel sevgili Eylül
Uzun gecelerin göçmen kuşları geliyorlar bak yârim, gagalarında gül
Gözlerindeki yaşı kurutmadan rüzgâr,
Sıtmalı gönlünü de kırdı hayat yolunda
Zehirli buselerle aldanan gülücüklerin
Yaşadığın bir anlık yaşam, bitti sonunda.
Nazlı damarlarına kıskançlık akınca




-
Ufkun Yaren
-
Ahmet Durgut
Tüm YorumlarBütün sorguların enleminden koparmıştım seni
İçimizdeki hoyrat sevilerin çarşafına tutunarak
Dudaklarımdaki istem ötesi hareket olmuştun
Ellerinin hoyrat kelepçelerinden sıyrılamadan
Duvardaki saatlerin zembereğine dolanmıştın
Tebriklerimle..10 ve listem..Ufkun YAREN
TEBRİKLER... sn Selahattin Yetgin... başarılar diler, saygılar sunarım. Esen kalınız.