Yüzüm döküldü şimdi firari sulara
Sürgün çağrılar ülkesine gidiyorum
Unuttum ruhumdaki yasak sevişmeleri
Yüreğindeki kaçışların izini sürüyorum.
Pas tutmuşum, masallarım vurulmuş can
Sırrımızın kanlı tülbendinden birer birer süzüldükçe kara mevsimler
Özlemlerin siyahlara sarılıp uyuduğu kırık düşler tabakasıdır geceler
Adını unutunca mevsimler
Lambalar hep yeşil baksın sokaklarda
Çingene düşleri çalalım karanlıkta
Gecenin siyahında öpeyim dudaklarından
Bil ki, su derinde insan kokar
Umursamazlığımızdı eski şarkılardaki nakarat
Aynı dünlerin ağaçlarıydı mevsimlerce üşüyen
Melankoli boyalı dar odalarda biz öpüşürdük
Sular yürüyen dere yataklarında ıslatıp ayaklarımızı
Mırıltılı bir baharda çocuk düşlerimizi bölüşürdük
Esmer ellerinin büyüsüyle tırmanıp çıktım yüreğinin sarsıntı tepelerine
Yangınlarımızdan çıkardığımız yüreklerimiz vermedi mi kendini ele?
Baş kaldıran sözcüklerimizle girmedik mi bu tutkunun ve sevincin tünellerine?
İmgelerin kurtarılmış bölgelerinden ulaşmadık mı terimizin aktığı menzillere?
Şimdi koptuk biz ve bir öyküyü yarım bıraktık
Hazin bir türküydü dilimizdeki, susturulduk.
Gocunduğumuz bir bakıştı yaşadığımız sevda
Bu yüce sevdanın duraklarında öksüz kaldık.
Bedeninin alevlerini süzüyorum uzaktan. Dizkapaklarından yukarılara tırmanıyor ellerim hoyrat. Bir kızıl ikindisi kavuruyor bedenimi, yüreğimin alevine karışarak. Kendimden millerce yıl uzakta, sana bir nefes kadar yakınken ben, soluğun yakıyor ellerimi tutuşuyorum. Bir volkan, ardından bir volkan daha patlıyor ihtiras düğmelerini dağıtarak. Yavaşça düşüyorsun yer yatağına çığlıklarına aldırmayarak.
Bütün düşlerimin, bütün sessizliklerimin hayalsizliklerinde
Sana en çok yüreğimdeki yorgun adamı, sevdayı sundum
Her sevda dağınık kalkar yatağından, toplamaz yer yatağını
Yarınsızlığımın kilometrelerinde yalnızım, yokum artık…
Gönlümdeki bütün alemlerin satır aralarına sıkıştırdım seni kadeh kadeh. Raksınla yuvarlandım, sevdanla havalandım, tefinle şenlendim. Öyle bir alemdeydim ki sensiz, ne yenilendim, ne efelendim. Alkoller bile yetmedi seni anlatmaya gülüm, ben tanrıdan hiç bilinmemiş, hiç söylenmemiş kainat ötesi, yıldız öfkesi sözler dilendim. Bu gece beni son kez düşün ve son kez yargıla sevdam, yarınım yok, yarınım kayıp artık.
Beni yakan, yıkan, tarumar eden fırtınalar,
Sustukça dilimi kaybettiğim nice mevsimler,
Yıllardır karlar içinde üşüdüğüm kara kışlar
Bitti, bitti artık ömrümü yiyip bitiren aşklar...
Yalan düşler içindeki savrukluğunu gizle yüreğine. İçindeki yaban atlarını sal ülkenin bozkırlarına. Gözlerine çektiğin sürmeler gün olur boğarlar seni. Korku labirentlerinden geçmekten vazgeç artık. Yıllardır güftesiz bir şarkı gibi mırıldandım seni. Yıllardır yalandan kurduğun dağlara tırmandım bıkmadan.
niçin hazin bir unutuluşla
hüzünlerle eğiliriz geceye
ya da, bir çığlıkla yalanlara
sürmeler çekeriz özenle? ..
kendimi ellerine bırakınca
Bir sır yumağını okşuyor seni seven yüreğim
Çelik sabrımın alaca şafağında kırık bir güneş
Her sabah senli notlar iliştiriyorum günlüğüme
Sevginin karmaşık kirmenini çeviriyor aşklar.
Parçalanmış uykuların sorgusuz ormanındayım




-
Ufkun Yaren
-
Ahmet Durgut
Tüm YorumlarBütün sorguların enleminden koparmıştım seni
İçimizdeki hoyrat sevilerin çarşafına tutunarak
Dudaklarımdaki istem ötesi hareket olmuştun
Ellerinin hoyrat kelepçelerinden sıyrılamadan
Duvardaki saatlerin zembereğine dolanmıştın
Tebriklerimle..10 ve listem..Ufkun YAREN
TEBRİKLER... sn Selahattin Yetgin... başarılar diler, saygılar sunarım. Esen kalınız.