Yüreğimin korsan harflerinden aşkı yazdım
Sustu nicedir yüreğimin arsız ulumaları
Yangın ağrıları var hüznün ormanlarında
Günlüğümün kavanozuna saklanmış rüzgâr
Ruhuma hazin bir yalnızlık nidası üşüşüyor.
Ruhumdaki saklanma odalarına vurdu kış güneşi
Kuşkulu hançerlerin kabzası yüreğimi deldi geçti
Dönek sevda devrindeyim, avucumda ter tükendi
Eflatun bir gök altındayım, hüznün şiirleri bitmedi.
Bir gün, mavi bir iklime taşınır senin de bedenin
Bir yaşamak türküsü büyür üzünçlü dudağında
Sesimin çığlığına tutunarak sokuldum dudağına
Unutulmuş sarılışların iç ağrısıydı arzulu öpüşün
Hangi soruydu unuttum, hangi kelepçedeydi aşk!
İhtişamı tükenmiş derelerde korkusuzdu düşümüz
Firari arzuların çılgın geminde anı kurşuna dizdik
‘Öfkeli bir kalabalık oluruz bir gün, sığmaz hıncımız alanlara, soylu bir yumruk olur ineriz soysuzların kimliksiz çabalarına’…
Şahin olup yurdumun dağlarında dolaştım dün gece
Meçhul yarınlarımızın kara yazgılarını izledim sessizce
Gaziler feryattaydı, sürdüm şehit kanlarını göğsüme
Yanağımda kutsal yaş, kanlı toprağı sürdüm gövdeme
Haylaz bir cenin/ce umutlanıyorum
Sürahide su/bardakta yanık dudak
Karanlık kanımda üşümüş lamba
Sokuluyorum kendime kırıtarak
Çarşafta bir beden umutları lal
Sessizlik sularını yarıyor ruhum, dönence iklimlerde ellerini arıyorum
Bir yangın çığlığı bedenimde, titrek alevlerle bana gelişini bekliyorum
Aşkı sürdüm devasız tenime, sıtmalı bir yatakta sensizliği düşlüyorum
Gönlüm alıştı gelgitlere, kaçtıkça senden sevda ateşlerinde yanıyorum
İsterdim ki, bir değişim yarat kendinde, söv sönmüş yıldızlara.
Kendine kahretme artık, seni çıldırtan huylarına derin bir çizgi çek.
Boşver yüreğini katmerleyen, gözlerini çivileyen üzünç basınçlarına
Yaşamak bir şarkı, yaşamak bir sevda, yaşamak gözlerin gibi gerçek.
Unutulmuş şarkıları anımsayarak değil, unutulmamış aşkları yaşayarak çoğalacaktık biz. Kaptansız gemilerle çıkmıştık bilinmez yolculuklara. Dümenimiz gece yorgunu, pusulamız balık pullarıyla örtülüydü. Sevişen gecelere bakardık yıldızlar altında, utanırdık. Sokulurduk birbirimize ve yunusların diliyle birbirimizi anlardık. Yitirilmiş umutlarımızı arardık en çok. Denizler hırçındı, denizler kabarık olurdu ve biz en çok sulara yüzümüz düşünce birbirimizi bulurduk.
Kendi sesimin tınılarından ayrılık işlerim gergefime
İmgelerime düşer düşlerin gelinliğini giyen bir kız
Şölenler kurulur, kadehler kırılır, öpüşlere düşerim
Bir şiir olurum en çok, yanardağ gözlerinde kalırım.
Vuslatın çıraları yanınca cemreler aya vurgun düşer
Adının kıskanç rahminden damlardı aşk
Soysuz gidişlerin köprülerini yıkardı sel
Yorgun bir yolcu uğrardı gecemin hanlarına
Avuçlarıma sığınırdı ıslanmış kuşlar
Mürekkebi kurumuş bir hokkada arardım seni




-
Ufkun Yaren
-
Ahmet Durgut
Tüm YorumlarBütün sorguların enleminden koparmıştım seni
İçimizdeki hoyrat sevilerin çarşafına tutunarak
Dudaklarımdaki istem ötesi hareket olmuştun
Ellerinin hoyrat kelepçelerinden sıyrılamadan
Duvardaki saatlerin zembereğine dolanmıştın
Tebriklerimle..10 ve listem..Ufkun YAREN
TEBRİKLER... sn Selahattin Yetgin... başarılar diler, saygılar sunarım. Esen kalınız.