Sakın üzülme sevdiğim, ölürsem,
Eller gibi gurbet elde kalırsam.
Gücenme sevdiğim, acı söylersem,
Bekle yolumu, unutma beni.
Ekilmiş tohum gibi aklar kafama,
Sonbahar gelince gözlerim dolar,
Bütün açan güllerin yaprağı solar,
Simsiyah saçlarıma aklar dolar,
Gelince yine bak, sonbahar.
Bütün ağaçların suyu çekilir,
Ağlamak istiyorum ben kaderime,
Yıllardır bir acı çöktü içime.
Tütüyor ateş, düştü içerime,
Er geç hayat, ömür bitecek arkadaş.
Kalbimi kırdın şimdi benim,
Yaralı kalbimden damlayan kanlar,
Bana yaşamı zehir ettiğin anlar.
Bir gün mazide kalacak bütün anılar,
Geldikçe aklıma ben hep ağlarım.
Çok ağır geldi aşkımın bedeli,
Var mı bu dünyada para, dostun, eşin?
Kuramazsın hayalleri, olmazsa düşün.
Yoksa paran bitmiştir, senin işin,
Ananda para olmuş, babanda para.
Sormazlar seni dünyada, yoksa paran,
Bismillah diyerek rızkını ara,
Allah seni düşürmez dara.
Çıkmasın Allah’a yüzün kara,
Seni gözeten, rızkını veren var.
Güvenirsen mala, kalırsın yaya,
Kaderin cilvesi bu neyleyim seni,
Aylar yıllar geçse de sormayın beni,
Gözünü topraklar doldurur sarar teni,
Çekerim bende ne varsa buymuş kaderim.
Yollarda ayrı düşüyor para bitince,
İşleyemez oldum sevaplarımı,
Düşünceden ağarttım saçlarımı.
Günahsız yaşamak istiyorum hayatımı,
Affet ya Rab, affet beni.
Kanmak istemiyorum şeytana bir an bile,
Dalda öten kuşlar, açan çiçekler,
Yerdeki karınca, uçan böcekler,
Çağlayan sular ve yüzen ördekler,
Gökteki turnalar seni anlatır.
Yağan karlar ile yağan yağmurlar,
Ellerimizi kaldırırız gökyüzüne,
Güneşin rengi yedi dizine,
Döneriz izin izine,
Varırız Mevlâ’ya, Mevlâ’ya.
Gidiyoruz, düştük yola,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!