Esti yine deli rüzgâr,
Ramazan Bayramı sabahı.
Buram buram hasret koktu,
Ramazan Bayramı sabahı.
İçime hep hüzün doldu,
Gün batıyor bak şafaklarda,
Sesimi duyarsan esen rüzgârlarda,
Görsen beni her gece rüyalarda,
Dönmem artık, bekleme yolumu.
Kimsede kalmaz benim ahım,
Gelmedi mi aklına be hey zalim,
Ne olur şimdi benim hâlim?
Yazmıştım kalbime seni, zalim,
Yalnız kalmak da benim kaderim.
Bu dünyaya bir daha mı geleceksin,
Pamuk ellerinden tutmak istedim,
Olmadı, sana sevda – aşk besledim.
Sakın yanlış anlama, sana küsmedim,
Takma kafana, sen özelsin, bitanem.
Aradım, aradım ama seni bulamadım,
Geçip karşıma öyle bir durdun ki,
Beni yüreğimden öyle bir vurdun ki,
Koşturdun peşinden öyle bir yordun ki,
Beni bırakıp da gidiyorsun, bitanem.
Allah kimseyi etmesin benden beter;
Gel bana doğru salına salına,
Bülbül olup konayım gül dalına.
Ötem sana karşı balına balına,
Dert etme kendine, bitanem.
Eller gibi ayrı koydu kader bizi,
Garip şu yolcusuz yolları,
Issız şu sessiz dağları,
Damla damla akan gözyaşları,
Gelip de silen bulunmaz.
Ağlar isem ben derdimden,
Bir köşede gizli gizli ağlarım,
Gözyaşımı silen kimse bulunmaz.
Feryat ederim böyle kadere,
Feryadımı duyan kimse bulunmaz.
Bir olay duyuldu cihana Şam’da,
Bunu duyanlar kalmasın gamda.
Korkarım, değiliz iyi zamanda,
Şu doğan yavrudan ibret alalım.
Kalbi dışarıda, yeni doğmuş anadan,
Şu Kurban Bayramı’nda kesilen kurban gibi,
Nefsi kurban etmeye bizim koşmamız gerek.
Kurbanlardan toprağa yayılan al kan gibi,
Sırasında her şeyi toprağa sermemiz gerek.
Kurbanlara bakarak çokça ibret almalı,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!