Eline almış kalemi yazmış mektuba,
Lanet okuyor anasına ve babasına,
İnsan sorar gönlü varmı diye bana,
Feryat edip ağlıyor benim gözlerim.
Allah versin cezasını size layık olanı,
Serpilmiş toprağa tohum, yağmuru bekler,
Açılmış yaralar derman bulur mu dersin?
Menekşeler bu mevsimde açar mı dersin,
İncinen gönül sevdayla dolar mı dersin?
Geldim sayfana, verdim selam; kutlu olsun,
Sen eyledin bana nida,
Gönlünü bana ettin heba,
Sonrada bana ettin veda,
Yakışırmı bu sevene güzelim.
Hep ömrümde çektim cefa,
Aç iki gözünü bak şu dünyaya,
Gelen kara kıştan ibret al.
Dört mevsim var sende bak aynaya,
Şu başımda ağaran saçtan ibret al.
Bir yaz sonu gibi belim bükülür,
Bu sabah sensiz ilk sabahım olacak.
Buna inanmak oldukça güç olacak.
Beklediğim biri, beslediğim bir ümit vardı;
Bundan sonra onlar da olmayacak.
Son görüşmemiz öyle mi? Sonra ne olacak?
Baharda kırlarda açan çiçeksin,
Dünyaya ışık saçan bir güneşsin,
Her zaman kalbimde hep benimlesin,
Bunları sana anlatmak istedim.
Yağan yağmur gibi bulutlardasın,
Kim geldi de kaldı sende,
İşte bitiyor ömür son demde.
Belki bugün, belki yarın, son günde…
Yalansın be dünya, yalansın.
Tomurcuk gülü bile soldurursun,
Su gibi berrak, öyle bir güzeldir
Sohbeti bal gibi; kişiye özeldir
Erişilmez gibi durur, kalbi güzeldir
Akıl koymadı bende, öyle güzel
Mavi gökyüzü gibi sanki üstümde,
Tomurcuk gül gibiydi ruhum,
Hazan vurup soldurdu beni.
Fırtına, boran olup kül gibi,
Havalara savurdu beni.
Anlamıyor gönlüm sazın telinden,
Ya Gündüz Ya Gece
Hayat bir bilmecedir.
Çözene gündüz,
Çözemeyene gece.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!