Aldım kalemi elime, yazdım kara,
Açtı kalbimde, ciğerimde yara,
Affet habibin aşkına; atma nara,
Allâha verecek cevap bulunmaz.
Sana bela ile musîbet verdi bak,
Sorsan dünyadan habersiz,
Güler oynar, gamsız, kedersiz,
Her şeyden uzak, dertsiz, kedersiz,
Huzurla doludur güzelim çocuk.
Konuşmayı bile senden öğrenir,
Yeşil yaprak gibi kuruyup döküldüm,
Yeşil bir ağaç gibi yerimden söküldüm,
Urğan gibi kat kat olup büküldüm,
Senin aşkından be canım aşkından.
Bir damla yaş gibi aktın,
Bir odada, bir kafeste gibi,
Ne zaman açılırsa, kafes uçar gibi.
Bu dünyada sayılı bir nefes,
Hemen verip kaçar gibiyim.
Dünyaya dalmış bir gafil gibi,
Farkında mısın bitanem, gelecek baharın,
Elinde bir gül beklersin, gelecek yarın.
Yaz geçti, kış geldi, bak yağıyor karın,
Zalimlerden olma, gül güldür bitanem.
Ağlayarak harap etme sen kendini,
İlk defa düşüyorsun gözlerimden.
İlk defa…
Nedir bu acele gidişin?
Dertlerin mi var
Bana söylemediğin,
Gün olur da yüzüm güler mi,
Geçen ömür geri gelir mi?
Kalanlar kıymet bilir mi dersin,
Siz ağlamayın, ben çok ağladım.
Kimse bilmez hâlimden,
Bilemedim, bilemedim baba,
Beni sevdin mi, bilemedim.
Geçmişten aklımda kalan tek şey,
Bacağına sarılıp “Gitme baba” dediğim…
Başka bir anım yok seninle,
Beni kucakladığını bilmedim.
Gözden akan yaşlar gibi,
Gökten uçan kuşlar gibi,
Bir gün son bulan düşler gibi,
Bu alemden çekip giderim.
Gökte yıldız olur kayarsın,
İdam fermanını astılar boynuma,
Kimseler silmez bak şu gözyaşıma,
Ölünce yazarlarsa mezar taşıma,
Bir gariptir diye sakın ağlama.
Gün bahar olup çiçekler açınca,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!