Uyan artık, mümin uyan,
Yok mu sesimi duyan?
Var mı doksan dokuz ismi sayan?
Rabbim, seni unutalı.
Okunmaz oldu Kur’an-ı kelâm,
İnandım beni çok sevdiğine,
Uğruma canın vereceğine,
Benim aşkıma öleceğine,
Gördüğümde seni rüyamda.
Sevinçten kuşlar gibi uçuyordun,
Gençlik çağı gelir geçer,
Neden bu gönül sevgiyi seçer?
Seven kişi gökten uçar,
Gönül bu sevgiyi seçer gider.
Okusan gönül ferman dinlemez,
Gözümle gördüğüm günde,
Gözyaşımı kimler sile?
Zulüm mü bu mahzun kula,
Senden bana hayır gelmez.
Yoruldum çıktığım yolda,
Ruhumda kopan fırtınalarda savrulan umutlar,
İçinde sen varsın, düşmenden korkarım.
Tutmak için ellerim yetişmiyor, mevsim sonbahar,
Dalından düşen yaprak savrulup gider de, Leyla…
Yüreğimde dirilen sen, gelmiş ilkbahar.
Gecenin koynunda sensizliğe sarıldım ben,
Yıldızlar bile küsmüş, sanki sönmüş gökten.
Bir nefesin eksik, üşüyor gönlüm senden,
Rüzgâr bile adını fısıldıyor içimden.
Yollar uzar, bitmez, her adımda sen varsın,
Anlatmak duygularımı, bir daha anlatmak,
Senin sıcaklığını kalbimde yaşamak,
Gözlerine dalıp dünyayı unutmak,
Bu cihanda bir ömürdür bu azap çiçeği.
İsterdim seninle bir yıl değil bin yıl yaşamak,
Tomurcuk gül gibiydi ruhum,
Hazan vurup soldurdu beni.
Fırtına, boran olup kül gibi,
Havalara savurdu beni.
Anlamıyor gönlüm sazın telinden,
Ya Gündüz Ya Gece
Hayat bir bilmecedir.
Çözene gündüz,
Çözemeyene gece.
Su gibi berrak, öyle bir güzeldir
Sohbeti bal gibi; kişiye özeldir
Erişilmez gibi durur, kalbi güzeldir
Akıl koymadı bende, öyle güzel
Mavi gökyüzü gibi sanki üstümde,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!