Ey vefasız sevdiğim, ey beni şâd eden yâr!
Dinle yanık bağrımı, aşk ne imiş sez de bil!
Bir divane misali evrende diyar diyar,
Aşkımın kudretini seyyah gibi gez de bil!
Sorma sakın bülbüle, "Senin çilen ne kadar?"
Şu göldeki kuğunun, bilesin deryası dar.
Hangi nazar hasmına böyle hışımla bakar?
Gözlerin kabrim olsun diye bakan gözde bil!
Çatma, rüzgâr değmesin o nazenin kaşına!
Kıyameti koparım, dert çökerse başına!
Dünyada yer arama asla mezar taşına,
Kabrimin toprağında sere serpe düzde bil!
Utanırım, namahrem kirletmesin izini,
Kes kökünden başımı, incitirse dizini!
Yoluna sereceğim kâinat denizini,
İlahi bir yeminle, ilelebet sözde bil!
Saatler, dakikalar, senin için bu zaman,
Senin için hayata bağlanıyorum, inan!
Bir kez olsun hayalin beni reddettiği an,
Ruhumu cehennemde, bedenimi güzde bil!
Asude gönlüm şimdi efkârınla tarumar,
Neden vehmin durulmaz, sanki demirden duvar?
Ah, içimde biriken sana hasret duygular,
Kurşun sıktı yıllara, çizgi çizgi yüzde bil!
Saki! Doldur kadehi, şarap girsin kanıma!
Heyhat, sığdıramadım aşkı mısralarıma!
Hem Vallahi Billahi, dinime imanıma!
Bir kul gibi kapında, sürüm sürüm ez de bil!
Şu dağlarda bir kızıl renge bürünmüş duvak,
Ne yerde bir neşe var ne de gökyüzü berrak.
Ey vefasız, al götür, beni bakışında yak!
Yerim, yuvam, cennetim, o şuh bakan gözde bil!
Mısralarım can verdi, ah u figan sözde bil!.
Serhat Aygün Tüfekçi
Serhat Aygün TüfekçiKayıt Tarihi : 24.06.2026 22:48:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!