Serenat Şiiri - Serhat Aygün Tüfekçi

Serhat Aygün Tüfekçi
41

ŞİİR


1

TAKİPÇİ

Serenat

Serenat

(ufuklara sığınsam sanki bana yâr değil
düşsem kara bağrına toprakta mezar değil)

Gizlenir mi kederler bir sûkun arkasında
Pınar gibi coşmaz mı akıvermez mi gözüm
Çölde mahpus gibiyim Mecnun’un hırkasında
Zemheri kış eliyle eriyivermiş yüzüm
Berrak gök kararırken Leyla’nın yakasında

İçimdeki virân olmuş şehirleri saysam yeter

Eskiden mabet diye ayağıma sarılan
Dostlarım güneşi mi doğmadan batırdılar
Bir gülün yanağında diken gibi kurulan
Onlar takvimden düşen karanlık satırdılar
Gönül kaçmak ister de her dem ona varılan

Şu ecelin sofrasında bin canımı yaysam yeter

Rüzgârlar savursa da bir kor gibi külümü
İrkilmeyecek evler gamsız taş duvarları
Yıllardır büyüttüğüm misk-ü amber gülümü
Sokaklarda inleyen savaşın çocukları
Sizin olsun ömrümün en saf en pak ölümü

Alnınıza ninnileri tütsüleyip koysam yeter

Ey güneş çek yüzümden namahrem bakışını
Uzanarak semadan ayı söksün kederim
Heybem almaz dünyanın ne yazı ne kışını
Gölgemin peşi sıra yürüyen derbederim
Nasıl arzular kalbim mıh gibi çakışını

Bir kör kurşun nakışıyla son nefese uysam yeter

Neden düştü amansız maverânın akları
Kendi vehminden ürken arsız şu saçlarıma
Kimsesiz kaldırımlar giyinmiş duvakları
Gel ey benim vuslatım süzül avuçlarıma
Saf sular da yıkansın günahın ırmakları

Kalbimden nefsin kirini ilmek ilmek oysam yeter

Gönlümün iştiyakı bir gün gökleri sarıp
Ateşli nefesimden denizler kavrulacak
Makberimin içinde arzın çanları vurup
Bir bebek beşiğinde zaman beni kuracak
Cehennem de yanarken cennet selàma durup

Kısmetin bu kısmetin bu diyen sesi duysam yeter .

Serhat Aygün Tüfekçi

Serhat Aygün Tüfekçi
Kayıt Tarihi : 24.06.2026 22:19:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!