Ah, nasıl anlatayım toprağını taşını?
Kâbe'nin örtüsüyle silsem kanlı yaşını.
Seherde doğan güneş öper nurlu başını,
Batar gider!
O tepeler, o dağlar asumana bedeldir;
Sana kudreti veren Allah'tan gelen eldir.
Her şehit mezarlığı coşkun akan bir seldir,
Yatar gider!
Dinlesin melâike bu delişmen sesleri,
Gökler bağrına basmış bayraklaşan neferi.
İncitme, ayaklarım, toprakta nefesleri;
Atar gider!
Hangi densiz yurdumun karşısında kurulur?
Çağlar tarihe küser, zaman sende durulur.
Şu garbın kıblegâhı canevinden vurulur,
Çatar gider!
Ta ezelden Ağrı'ya selam durur Rodoplar;
Erciyes heybetinden garbın yüreği hoplar.
Malazgirt'te hilalim, Mohaç'ta şahi toplar
Katar gider!
Yiğitler türkü yakar göle, ovaya, bağa
Götürür sevenleri baharın, kutlu çağa.
O zümrüt gözlerinin rengini bir yaprağa,
Satar gider!
Serhat Aygün Tüfekçi
Kayıt Tarihi : 24.06.2026 22:21:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!