📜 Hamdullah Çelebi'nin İkrâr Dârı
Ulu divan kuruldu, fetva okundu,
Şeriat hükmüyle ferman dokundu.
Gözler, Serçeşme’nin yoluna bakındı,
Hane Harap Olduktan Sonra
Hane harap olmuş, kime yanayım?
Dalımda baykuşlar öttükten sonra.
Hangi suya banıp, nasıl yunayım?
Ocağım külleri tozduktan sonra.
Hangi Birini Sayayım
Köyünüze varamadım, taşa tuttular,
Verdiği sözleri de bir bir yuttular.
Önümüze ateşten bentler kurdular,
Hangi birini sayayım, sayayım sevdiğim?
Hangi Yana Dönsem, Yürek Yangını Burda!
Uykusuzluğun zifiri perdesi düşmüş gözlerime,
Aklım firari, dörtnala koşar dipsiz kuyularda.
Her gece bir intihar denemesi, her sabah bir yıkım,
Dizlerim peşinden sürüklenir, yollara küsmüş, bitap.
Harabe Oldum Ulan
Sinem bir harabe, baykuşlar tüner,
Sanma ki bu yangın üflersen söner.
Felek sillesini hep bize döner,
Yıkık dökük yola düşenim ulan!
:Harap Oldu Gönül Sarayı:
Taht-ı sarayımı eyledin viran,
Zalim ayrılığın içten yıkıyor.
Kalmadı dünyada halimi soran,
Hasretin bağrımı deldi yakıyor.
HASAT PAZARI
Açlıktan nefesi kokarken başta,
Tarlayı takkayı sattı bir yaşta,
Kızlar razı gelmiş kirli bir işe,
Gözümüz aydın, sofrası kurmuş!
Hasret Divanı:
Gözümden gizlendin, gönülden gitme,
Bitmez bu hicranın, sönmez çırası.
Beni el içinde rüsva da etme,
Derindir içimde hasret yarası.
HASRETİN DURAĞI
Gençlik bir rüzgârdı, esti de geçti,
Dost bildiğim herkes küstü de geçti.
Yıllar bir hançerdi, kesti de geçti;
Suskun bir akşamda nara düşülür.
HASRETİN MÜHRÜ
Çok kere yeltendim, söyleyemedim,
Seni çok seviyorum ben diyemedim,
Telli duvaklı bir gelin ettiler,
Kim aldı götürdü, hiç bilemedim.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!