Gurbet Akşamları
Gönül bahçesinde güllerim soldu,
Gözlerime hicran yaşları doldu.
Gidişim hazandı, dönüşüm noldu?
Gurbet Eli
Ben unuttum o da unutsun demiş,
Divane gönlünü avutsun demiş.
Islak mendilini kurutsun demiş,
İmalı sözlere bir yer mi bıraktın?
GURBETİN ÇARKINDA
Köyün eşiğinden attık adımı,
Gurbet yedi bitirdi ağız tadımı,
Sildik defterlerden asıl adımı,
İstanbul içinde kaybolduk işte.
GURBETİN HANÇERİ
Dünler zindan oldu, ömürse yalan,
Talan olduk dostlar vallahi talan.
Turhal’da bıraktım, gençliği inan,
Bakışları bende bin yara açar.
GURBET SİTEMİ
Ocaklar yanardı, baca tüterdi,
Akşam olunca da, yüzler gülerdi.
Anam yere yatak, döşek sererdi,
Hangi bi' derdimi, diyeyim gardaş.
Gurbet ve Feryat
Kendi kendine söylenip durur,
Açmış ellerini de bağrına vurur,
Muhanetin mührü şuramda durur,
Gel gurbetten yana bakma sevdiğim.
GURBET YÜZLÜM
Aklın dehlizine sorular dolar,
Sessiz rüzgâr eser, benzin mi solar?
Efkârı sakladım, mevsimler yalar,
Ömür sensiz onmaz; dön gurbet yüzlüm.
GÜR SEDA (Dervişlerin Sözü)
Sessiz dünya bir gün dile gelecek,
Erenler gür sesle haykırınca bak.
Cümle alem bu gerçeği bilecek,
Dervişler meydana çıkınca bak.
GURURUNU YIK DA GEL
Sözlerin ok gibi, kalbime saplanır,
Sustukça içimde dertlerim katlanır,
Sevmenin günahı aşkla paklanır,
Yine de biz oluruz eskisi gibi.
Sıla hasretiyle her yıl yanarım
Ata toprağını her dem anarım
Özümü bu toprak için sunarım
Nerden çıktın önüme Gurd İrıza
Dayım Saffet davet etti köye




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!