Pazar pazar
Geziyorum bu ara...
Hangi çığırtkan tezgâhtarın
Kulak tırmalayıcı sesinde
Pervane:
Dut ağacı dillenir zakirin kucağında,
Ateş yanar özünde, sevda ocağında,
Turna semah eyler Hakk’ın bucağında,
Kanadı kırılsa da darda kalmaz can.
PES ETTİM
Tamam tamam ben pes ettim,
Hiçbir şey bilmiyorum ben.
Dünya malını terk ettim,
Aşk yolunda ölüyorum ben.
Pınarım:
Ey canlar dinleyin yolun halini,
Ezelden ebede bir ikrardır bu.
Talip olan bilir pirin dilini,
El ele el Hakk’a bir rüzgardır bu.
Gelen Pir:
Sırtında hırkası, omzunda heybe
Ak sakallı nurlu bir derviş geldi
Uğramaz ömründe zarara kayba
Hakk'ın kapısından bir derviş geldi
Horasan mülkünden doğan güneşin nûrudur,
Hacı Bektaş Veli’nin sarsılmaz gururudur,
Gönül çeşmesinden akan hakikat sürurudur,
Kadılar sorguya çekmiş pirim Hamdullahı.
Amasya ilinde kurdu irfan mektebini,
Sivas’ın elinde dik duran çınar,
Hakikat ilmini süzerek sunar.
Dostun bir gülüyle yüreği yanar,
Koca Haydar’ım ulu Pir Sultan’ım.
Eğmedi başını haram lokmaya,
Alevilik dersen insana bakar,
Gönül rızasıyla bentleri yıkar.
Zorlama yoktur ki, gönülden akar,
Rızalık şehrine giden bir yolum.
Gözünle gördüğün gerçektir ancak,
Rızalık
Bugün gel la gardaş rıza alalım,
Yarına çıkıp da çıkmamak da var.
Hakikat yolunda gel sarılalım
Gidip de geriye dönmemek de var.
Roller Değişse
Gözümden yaş olup aksan yerine,
Keşke rollerimiz değişse yarim.
Girsen şu gönlümün en derinlerine,
Keşke yerlerimiz değişse yarim.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!