Yaşım elli yedi; eksik fazla yok,
Ömrün neresidir artık bilemem.
Bu gün için şükür gözüm, gönlüm tok,
Yarın kesilir mi rızık bilemem.
Kalkmasına vakit varsa kayığın,
Yoktur sarmadığı tek köy, tek şehir
Öylesine uzun kolu bayramın.
Anlaşılsın diye İlahi emir
Müşterektir ana dili bayramın.
Bayram dindirmektir yaşlı gözleri,
Şu kavgayı terk eyleyin
Kullar bayramı yaşasın.
Tatlı, güzel söz söyleyin
Diller bayramı yaşasın.
Ölüm ihtiyara gence
Çalınmayan kapıların her sene
Umududur, özlemidir bayramlar…
Bir arayıp soran olmazsa yine
Elemidir, matemidir bayramlar…
Havaya karışıp, sularda akan
Bağnazlıktan, bencillikten, kibirden
Gönülleri arıtmalı bayramlar.
Şefkatle uzanan el gibi birden
Gözyaşını kurutmalı bayramlar.
Küsler birbirine açmalı kucak,
Yakma balıkların şirin canını,
Oltayı sana da atarlar aga.
Mevlam helal etmiş tamam kanını,
Birazcık ölçülü tutarlar aga.
Çıkılmaz ki balığa her havada,
Geçemezsen kıytırık imtihanı
Pataklarım; çocuk demem, kız demem.
Alamazsan yeterince puanı
“Yuh be” derim daha başka söz demem.
Günde yüz bin çiçek gezen arıyı
Aradığın mutluluğu Mutlu'da,
Bulmuşsun, yürekten tebrik ederim.
Çarşamba’dan uçuyorken umuda
Uzaktan kalbimle eşlik ederim.
Konyalı verecek bir asker sözü,
Döndük budanmamış kaba ağaca,
Göze batan dalımızı tut oruç.
Binmişiz freni patlak araca,
Umut sende yolumuzu tut oruç.
Açmamız gereken gözlerdir ama,
Bilirim her yerde rahat edersin,
Dişlerini sıkıp, dilini tutsan….
Her tarafa rahat rahat gidersin,
Neme lazımcılık yolunu tutsan….
Yüksekte yaşamak çetindir çetin,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!