Maziyi mezara gömmek istersin,
Küreğe uzanan ellerin titrer.
Benden uzaklarda yaşasın dersin,
Demesi kolay da, dillerin titrer.
Hasret, hatır, hüzün insana özgü,
Evlat baldır, torun kaymak
Olmuyor tadına doymak.
Biri candır, biri ciğer
Ne mümkün onlardan caymak.
Bir mutluluk için düştüm peşine,
Yıllarımı yollarında tükettim.
Bir damla su umdum, aşk ateşine
Umudumu çöllerinde tükettim.
Reva gördün bin bir çeşit zulümü,
Yat kalk ile savdık onca seneyi,
Hayali bitirdik, düşü tükettik.
Bazen sabır deyip sıktık çeneyi
Sağlam otuz iki dişi tükettik.
Yoksa; malın, mülkün, makamın, mevkin
Şu yalan dünyada hiç hükmündesin.
Bir küçük amirsen, az buçuk zengin,
Bu sefer başlarda taç hükmündesin.
Boyun posun, sağın solun uygunsa,
Arsasını ben armağan edeyim
Bir yuva kurmanın vaktidir güzel.
Kabul et kalbimi kurban edeyim
Kazmayı vurmanın vaktidir güzel.
Kolon bana ait, sana da direk
Eften püften sebeplerle bir kula
Sitem edip kırılmaya vaktim yok.
Boğsan da ödüle, paraya pula,
Kavga edip gerilmeye vaktim yok.
Hariçten bir kuyruk takmam ardıma,
Beni kalpten vurdu o aşk perisi,
Elinde bir oku, bir yayı vardı.
Görünmezdi göze başka birisi
Bu işte ya sihir, ya büyü vardı.
Dünyanın en güzel gülüydü bence,
Deli gönül hâlâ seninle dolu,
Başka yârim, yaranım var diyemem.
Sen arayıp sormadıkça bu kulu,
Arayanım, soranım var diyemem.
Unutulman korkum da, endişem de,
Tepeleyip geçmesen de hoyratça,
Ömrümü yoluna sersem diyorum.
Kimselerden çekinmeden rahatça,
Usulca koluna girsem diyorum.
Terk eyle bu ürkek, utangaç hali,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!