Y-A-H-Y-A
Yüzün Yusuf olsun, özün İsmail
Aşkın Habibullah, İbrahim Halil.
Hayan Osman (R.A.) gibi temiz ve asil
Yiğitlikte Ali (R.A.) gibi adam ol
Adalette Ömer (R.A.) gibi sağlam ol.
Yüzün Yusuf olsun, özün İsmail
Aşkın Habibullah, İbrahim Halil.
Hayan Osman (R.A.) gibi temiz ve asil
Yiğitlikte Ali (R.A.) gibi adam ol
Adalette Ömer (R.A.) gibi sağlam ol.
Çık Samsun'dan takip eyle kıyıyı
Sonunda karşına çıkar Yakakent.
Kullanmana gerek yok beş duyuyu
Seni kendisine çeker Yakakent.
Bizans’ı ezince Yavuz'un atı
YAKIŞIYOR
En az kalem defter kadar,
Eline saz yakışıyor.
Gerçeği edemem inkâr
Diline söz yakışıyor.
Ayda bir kez ya görürüm ya görmem,
Çözemedim; Rüya mısın, serap mı?
İkramından ötesine el sürmem,
Bilmem artık günah mıdır, sevap mı?
Hoş geldin.., hoşça kal… hepsi bu kadar.
Saçımızı zaman denen şu deli
Yakaladı tane tane yoluyor.
Her an tepemizde dolaşır eli
Yorulmuyor bak her sene yoluyor.
İşte ortadadır benim de halim
Değirmende ağartmadık bunları
Her telin ayrı bir hikayesi var.
Tarak ile az yanmadı canları
Fazla diklenenin terbiyesi var.
“Yıllarca tepeden bakmışım sana
Şimdi kesiverdi alışverişi,
Berberlere ahbap iken saçlarım.
Kaybettirdi girdiğim çok yarışı,
Nice hayalimi yıkan saçlarım.
Bilmem ki bu garip onlara n’etti?
Zaman zaman doktorlara danıştım
Stressiz bir hayat sürmekmiş sağlık.
Nice müzmin hastalarla konuştum
Rahat nefes alıp vermekmiş sağlık.
Arama bulunmaz yittikten sonra
Yine ayaklanıp düştün yollara,
Son durağın neresidir bilen yok.
Hepsi meşgul ne denir ki kullara
Peşinden el sallayan çok, gelen yok.
Duyan olmaz güm güm vursan davula,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!