Başlıyorsan Diyarbakır turuna,
Kapı kapı dolaşmayı göze al.
Muhakkak çık o muhteşem suruna,
Oradan Dicle’yi, şehri seyre dal.
Urfa Kapı, Mardin Kapı, Dağ Kapı,
“Hele dadaş hoş musan” deyip hatır,
Soranlar diyarı Erzurum’dayım.
Şerdir zannedilen işlerde hayır,
Görenler diyarı Erzurum’dayım.
Dost olana ne ad sorar ne kimlik,
Nere gidiyorum ben yapayalnız
Koca’m, karı’m kaldı diyemez insan.
Büyüyüp de evlenecek oğlan- kız
İşim yarım kaldı diyemez insan.
Emre uydu; Süleyman da, Lokman da
Yüklendi yedi yüz bilmem kaç düvel
Anladı bir Tayyip dünyaya bedel.
Seçimi bir doğru çizgi kazandı,
Ne dikdörtgen, ne üçgen ne paralel.
2.11.2015 SMSN
Elli yıllık bir hayatın sonucu
Şakülu kaydırmış deliyim biraz.
Arada bir kör şeytana pabucu
Tutup ters giydirmiş deliyim biraz.
O karşımda uslanmaz bir talebe
Fatih Sultan İstanbul’u alarak
Pırıl pırıl bir çağ açmadı demek (!)
Ulubatlı o gün şehit olarak
Bu fani alemden göçmedi demek (!)
Gün, ay, yıl ne varsa savurup attın,
Mümkün mü yeniden devşir hayatı.
Azaldı sermaye hayal düş kattın,
Bir balon misali şişir hayatı.
Bu cihanda insanın tek kârı aşk,
Büyük balık dediğimiz İstanbul
Yemiş yutmuş ilimizi emice.
O gün yoktu bunca mal mülk, para pul
Bilmiyorsun halimizi emice.
Şimdi cepler dolu, gönüller buruk
Kalbe yara açan sensin Emine
Bari söyle dermanı ne, em’i ne?
Kavrula kavrula bunca senedir
Dönüverdim Aslı’nın Kerem’ine
Yaş daha altmıştı alelacele
O son yolculuğa çıktı annemiz.
Mümkün müdür karşı koymak ecele?
Çaresiz boynunu büktü annemiz.
Gidişin erkendi hem de çok erken




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!