Bir görünüp bir kaybolan üç şey var
Biri hayal, biri rüya, bir de sen.
Akıbet ettiniz beni ihtiyar
Biri zaman, biri dünya, bir de sen.
Dinle dedim şu aşığı bir soluk,
Yaş kemale erdi; bu günden sonra
Kimsenin nazıyla uğraşılmıyor.
Kabaysam da bakılmasın kusura,
İnsanın yozuyla uğraşılmıyor.
İyisiyle sorunum yok, inanın
Umudu konmaktır gelip dalına
Deli gönül kanat çırptı sevdaya.
Hiç bakmadan durumuna, halına
İşte tekrar bir göz kırptı sevdaya.
Gerçek bir melektir gülen yüzüyle,
Sık sık uğra eşe, dosta
Gözler unutmasın seni!
Yandıkça yüreğin iste
Buzlar unutmasın seni!
Karı, ayazı bitirsin
Karar veremedim onlarca sene,
Seni unutsam mı, unutmasam mı?
Bir çırpıda dönüverip bu güne,
Dünü unutsam mı, unutmasam mı?
Hatıralar hafızamda kördüğüm,
Sözü doğru söyleyen, atalar da!
Bizi öne yitenleri unutmuş…
Cümleleri sıralayıp art arda
Bol bol nutuk atanları unutmuş
Yorgun düşmüş ustaları çırağı,
Gün gelir en sıkı dostluklar biter,
Can bedenden, beden candan usanır.
“Bunca telaş, uğraş yeter” der “yeter”
İnsan bu virane handan usanır.
Bu dünya hayatı boştur can için,
Evde gezer dolaşır bir ayağın,
Diğeri Maraş’ta, Çorum'da üstad.
Hakk’a emanetken yuvan, ocağın,
İşini yaparsın kurumda üstad.
Nasibin, kısmetin vardır ki az çok
Müfettişin hali vakti nasıldır,
Yazmak istiyorum kaçtır üstadım.
Bu nadide meslek onlarca yıldır,
Başımızda altın taçtır üstadım.
Yaşanmış bir hayli tatlı dönemler,
USTA
Siyasetin kitabını sen yazdın
Aklını kullanan okuyor Usta.
Yarasa tiplerin gözünü bozdun
Işığın onları yakıyor Usta.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!