Bizim de seneler seneler evvel,
Beleş ekmeğimiz, suyumuz vardı.
Ömer Asaf gibi el kadardık el
En çok iki karış boyumuz vardı.
Varımız yoğumuz sadece anne
Dünyada yeri yok kara toprağa
Konsun derim seni benden ayıran.
İlkbahar ayında kuru yaprağa
Dönün derim seni benden ayıran.
Tek isteğim; göze göz, dişe diş de
Arayan bulsun evini
Yolu bayrama hazırla.
O da yapsın görevini
Eli bayrama hazırla.
Odur kalbin tercümanı
Unut artık dersin, o çok zor işte
Sözüne inanıp kanarsam belki…
Şimdi olmaz; ileriki bir yaşta
Aklımı kaybedip, bunarsam belki…
Elbette güzel şey dönmek dünlere.
Aradan geçmiş seneler
Ne haldeyim gel gör beni.
Neler yaşamışım neler
Çekinme bana sor beni.
Aklımı fikrimi çaldın
Corç Buşla el ele verip
Dünyayı ben parçaladım…
Komünizmi yere serip
Rusya’yı ben parçaladım…
Ben başlattım tefrikayı,
Sabah, öğle, akşam kaçsan da benden,
Düşte yakalarım, düşte ben seni.
Gençsin, dinçsin koş bakalım hep önden,
Düş de yakalarım, düş de ben seni.
Meyve vermek için çiçek açsan da
Korkutmuyor güzümüzü nedense,
Ne şu beyaz kefen, ne kara toprak.
Azrail çektiği zaman el ense
Mecburen sallarız bembeyaz bayrak.
Bu gün de kurtuldum diyen serseri,
Daha dün Samsun’du bu gün baş şehir
Gezmekten hiç usanmadın, bıkmadın
Vardığın her yerde yüzlerce şiir
Düzmekten hiç usanmadın, bıkmadın.
Antep’in, Kilis’in ismini duyup
BİLAKİS
Desem de hep “gonca gülüm”
Çiçekten güzel değildin.
Demeye varmıyor dilim,
Gerçekten güzel değildin.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!