Bu dünyada görevli bir memuruz
Gelip nöbetini tutan gidiyor.
Ne bir söz sahibi ne de amiriz
Padişah gidiyor, sultan gidiyor.
Ayrılık ayları eylülle ekim
Nica imza atan beyler tanıdım,
Hepsi de “Hoşça kal deyip de gitti…
Ustalar, çıraklar, toylar tanıdım
Kalemi masaya koyup da gitti…
Benim devrim, benim günüm diyenler,
Sırtına sarılmış koca bir can var
Hiç unutma yükün ağır be gönül..
Özenle taşırsan mezara kadar
Kazanırsın epey hayır be gönül..
Havayı boş verip, keyfine uyan,
Ağaca benzedin ağaca gönül.
El alemi güldürmekten haz duyan
Mecnuna dönmüşsün kabaca gönül.
Aklından zorun yok, biliyorum ben
Gönül Türküleri
Her yüreğin yanık bir türküsü var
Acı geçer, elem geçer içinde.
Aşk kokusu gelir burnuna kadar,
Kavrulmuş bir Kerem geçer içinde.
Her yüreğin yanık bir türküsü var
Acı geçer, elem geçer içinde.
Gelir aşk kokusu burnuna kadar,
Kavrulmuş bir Kerem geçer içinde.
Gözler coşar geçince nakarata,
Hala unutmadın onu,
Gözlerine bakılırsa.
Gelmemiş bu aşkın sonu
Sözlerine bakılırsa.
İki büklüm olmuş belin,
Dün uçtu gitti bir şekil
Yarınlara diktim gözü.
Çözerim yettikçe akıl
Sorunlara diktim gözü.
Düne kadar hep çocuktum,
Bitsin bu dağlara tırmanışların,
Vazgeç bu sevdadan düze gel gönül…
Yetişir bu asi davranışların,
Yeter akıllı ol , söze gel gönül…
Kârı olmaz kuru kahramanlığın,
Seninle beraber yürüdüğümüz,
Yollar geçti gözlerimin önünden.
Sıcaktan kavrulup eridiğimiz,
Yıllar geçti gözlerimin önünden.
Sendin el uzatıp yetemediğim,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!