İnsanı tanımak yetenek işi
Gölgesi değişir, izi değişir.
Sabah öğle akşam üç farklı kişi
Günde en az üç kez yüzü değişir.
Hepsi değilse de yarısı kesin,
Böyle gelmiş böyle gider
Huyu değişmez dünyanın.
Sesi çıkmayanı güder
Beyi değişmez dünyanın.
Asla olmaz zayıfa yar
Ya çıktım Taşköprü'ye, ya takıldım Meydan'a.
Her semtini yıllarca gezip durdum Adana.
Kanal'ında süzülen bir divane balığım
Kurttepende dolaşan deli kurdum Adana.
Geliyorum demir kanatlı kuşla,
Hazırla sıkmayı, çayı Adana.
Fazla yorma da yöreple yokuşla,
Dolaşalım şehri, köyü Adana.
Dostluğumuz ’79 Eylül’den,
Uçmuş gitmiş Kurttepe, Baraj Yolu
Karşıyakan geri kalmış Adana.
Can çekerken Yamaçlı, Anadolu
Balcalın hep diri kalmış Adana.
Türkülerin vardı pamuk üstüne,
Bir gece ki; üç beş saat içinde
Dost düşman, ak kara seçildi o gün.
Türkiye’de demokrasi için de
Şehadet şerbeti içildi o gün.
Ömerler, Ümitler oldu tek yürek
El ele tutuşmuş; Avrupa Asya
Gel de muhabbeti gör bu şehirde.
Serilmiş önüne masmavi derya
Yemyeşil cenneti gör bu şehirde.
Bugün görüntüsü dünden daha şık,
2024-2025
Koptu yine ömrümüzden bir parça,
Kopan kopsun deyip sevinenler var.
Ama kimisinde tutuşmuş paça,
Her şey bitmiş gibi dövünenler var.
23 NİSAN
Hafızamda "Bu Gün Yirmi Üç Nisan"
Hem gurur hem "neşe doluyor insan"
Bu şiiri her ne zaman okusan
Maziden genzine dolar bir koku,
Yazılmaz yaşanır o eşsiz coşku
Sabır bitti, takat bitti, güç bitti,
Bu hasretlik tükenmez mi, bitmez mi?
Sevgilinin diyarına hicreti
Senelerce öteledik yetmez mi?
Yüz grama bin ton sevda gizleyen,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!