Bir gün sende bıkacaksın zulümden,
O zalim kalp adalete gelecek.
Pişman olup işlediği cürümden
Sivri dilin nedamete gelecek.
Alacaksın sırtımdaki karayı,
Alakayı kestin bizim ile dost
Ara sıra sohbete gel, çaya gel.
Seni bekler tüylü koltuk, yünlü post
İster arabayla ister yaya gel.
Barınmıyor ıssız yerde mutluluk
Daha yaşın çeyrek iken yarımken
O sevimle yüzle gülüşün güzel.
Büyüğün yapması büyük cürümken
Uykuları senin bölüşün güzel.
Belli yaşa kadar masum, sabisin
Yolcu bekliyordum; Yaşım on yedi,
Bir his yılma bekle, gelir O dedi.
Yol mu uzun, yokuş; yolcum mu tembel
Yaş elliyi geçti hala gelmedi.
Dünya denen şu pazarda kârını
Düşünürsen sevgi satman gerekir.
Artırmak istersen itibarını
Verilen sözleri tutman gerekir.
Ara sıra kendini sorguya çek
Ara sıra evi barkı unutup
Sağda solda alem yapmak iyidir.
Korkuları üç beş saat uyutup
Aykırı yollara sapmak iyidir.
Biriktirme içinde, nene gerek
Yaprakların arasına karışan,
Sevda yüklü satırlarda gezersin.
İlkbaharı hissedince erişen,
Güller gibi çayırlarda gezersin.
Dört elle sarıldım her yeni güne
Saatin peşine takılan gitti.
Sohbet etmek için atıldım öne,
Bir baktım sözümden sıkılan gitti.
Giden şu an yirmi bini çok aştı,
Kimi geldi şu dünyaya mal için,
Ummadığı kadar yığdı da gitti.
Kiminin gidişi oldu pek hazin
Başını kadere eğdi de gitti.
Kimi bir goncaydı açmadan soldu,
Kimi geldi şu dünyaya mal için,
Ummadığı kadar yığdı da gitti.
Kiminin gidişi oldu pek hazin
Başını kadere eğdi de gitti.
Kimi bir goncaydı açmadan soldu,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!