Söz gümüşse sükut altın, Amenna
Her yerde pahalı satmalı dili.
Susmak benzemekse dilsiz şeytana
Haksızlıkta nasıl tutmalı dili…
Dil dediğin basit küçük bir organ,
Yolcu bekliyordum; Yaşım on yedi,
Bir his yılma bekle, gelir O dedi.
Yol mu uzun, yokuş; yolcum mu tembel
Yaş elliyi geçti hala gelmedi.
Seneler seneler sonra yeniden,
Aklıma getirdin geçmiş günleri…
Gözümün önüne serdin aniden,
Yorgun hafızamdan uçmuş günleri.
Ancak yıllar sonra çözüldü esrar,
Bir gün sende bıkacaksın zulümden,
O zalim kalp adalete gelecek.
Pişman olup işlediği cürümden
Sivri dilin nedamete gelecek.
Alacaksın sırtımdaki karayı,
Alakayı kestin bizim ile dost
Ara sıra sohbete gel, çaya gel.
Seni bekler tüylü koltuk, yünlü post
İster arabayla ister yaya gel.
Barınmıyor ıssız yerde mutluluk
Daha yaşın çeyrek iken yarımken
O sevimle yüzle gülüşün güzel.
Büyüğün yapması büyük cürümken
Uykuları senin bölüşün güzel.
Belli yaşa kadar masum, sabisin
Yolcu bekliyordum; Yaşım on yedi,
Bir his yılma bekle, gelir O dedi.
Yol mu uzun, yokuş; yolcum mu tembel
Yaş elliyi geçti hala gelmedi.
Dünya denen şu pazarda kârını
Düşünürsen sevgi satman gerekir.
Artırmak istersen itibarını
Verilen sözleri tutman gerekir.
Ara sıra kendini sorguya çek
Ara sıra evi barkı unutup
Sağda solda alem yapmak iyidir.
Korkuları üç beş saat uyutup
Aykırı yollara sapmak iyidir.
Biriktirme içinde, nene gerek
Yaprakların arasına karışan,
Sevda yüklü satırlarda gezersin.
İlkbaharı hissedince erişen,
Güller gibi çayırlarda gezersin.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!