Bak bu gün de olabilir yarın da
Sazını duvara astırır toprak.
Es verirsin türkünün bir yerinde,
Çeneni bir demlik susturur toprak.
Varislere kalır çiftin çubuğun,
Defterde kitapta yok bir numara
Telefonunun kıymetini bil çocuk.
Fırlatıver çantayı bir kenara
Bilgisayarını ele al çocuk.
“Oku” demek hakarettir bir gence
Ellerle geçirir bir iki çağı,
Bekler kurtarıcı el Kocaeli.
Akçakoca gelir, tası tarağı
Toplayıp da gider el Kocaeli.
İlk çağda; Astakos, Nikomediya,
Umudum vurdu karaya;
Bitti benim koca ömrüm!...
Ege ile Marmara’ya;
Battı benim koca ömrüm!...
Akıbet gelecek sıram,
Kalemle silgiyi karıştırmışım;
Gerek yokmuş bunca sözlere dostlar…..
Bilmem niye verip-veriştirmişim,
Bir özür borçluyum sizlere dostlar…..
Kesmek lazım konuşanın dilini,
Söyleyen doğru söylemiş;
“Gez Dünyayı, gör Konya’yı.”
Rabbim armağan eylemiş,
Bize güzel bir Konya’yı.
Dümdüz ova, yokuş iniş
Bu virüse benden de bir laf ola,
Sürç-ü lisan eyler isem af ola.
Uzak durmak istiyorsak illetten
Elimizde sabun ola, cif ola.
Yüz metrekareye hapsedip bizi,
Dışardan seyredip durdun korona
Yaşatıp en büyük şoku, krizi
Sanırım murada erdin korona.
Biliyorum olamazsın insanî,
Şehir şehir gezip tozan birini,
Bir eve kapatmak zormuş üstadım.
Bulamasam da kitapta yerini,
Suçsuza da hapis varmış üstadım.
İyiyse; sevgiyle, saygıyla aran
Haftalarca yaşanmıyor bununla,
Sıktı artık kovalim şu virüsü.
Kabalığı sevmiyorsa sabunla,
Kibar kibar ovalım şu virüsü.
Sevmek belki işe yarar bilemem,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!