Her yüreğin yanık bir türküsü var
Acı geçer, elem geçer içinde.
Gelir aşk kokusu burnuna kadar,
Kavrulmuş bir Kerem geçer içinde.
Gözler coşar geçince nakarata,
Hala unutmadın onu,
Gözlerine bakılırsa.
Gelmemiş bu aşkın sonu
Sözlerine bakılırsa.
İki büklüm olmuş belin,
Dün uçtu gitti bir şekil
Yarınlara diktim gözü.
Çözerim yettikçe akıl
Sorunlara diktim gözü.
Düne kadar hep çocuktum,
Bitsin bu dağlara tırmanışların,
Vazgeç bu sevdadan düze gel gönül…
Yetişir bu asi davranışların,
Yeter akıllı ol , söze gel gönül…
Kârı olmaz kuru kahramanlığın,
Seninle beraber yürüdüğümüz,
Yollar geçti gözlerimin önünden.
Sıcaktan kavrulup eridiğimiz,
Yıllar geçti gözlerimin önünden.
Sendin el uzatıp yetemediğim,
Dostlar ben de öldüm; ama
Gözüm dünyanızda kaldı,
Girdim daracık odama
İzim dünyanızda kaldı.
Çıkamadım bak yarına
Zaman gün gün kısalmaya başladı,
Yıllara gücenip durma boşuna.
Bağrımızı dostlar (!) yaktı, haşladı,
Ellere gücenip durma boşuna.
Nefis nemiz varsa yedi bitirdi,
Bu mübarek gecelerde,
Yunsun aklansın gönüller.
Devadır her türlü derde,
Sevgi yüklensin gönüller.
Yok ki görsen hünerini,
Nice tatlı canlar yaktı, kavurdu
Ateşli bir yıldı iki bin yirmi.
Fidanlar kuruttu, çınar devirdi
Fırtınaydı, seldi iki bin yirmi.
Mart idi saldırdı dünyaya covid,
Türkiye'nin en büyük gül bahçesi,
Bu yüzden misk gibi kokar Isparta.
En başta Senirkent, Gönen ilçesi
Her yere bir fidan diker Isparta.
Dünkü Pisidia Isparta olmuş,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!