Her nasılsa işe sevda karıştı,
En çok dilim aşınmaya başladı.
Gönül ona bir küstü, bir barıştı
Halden hale taşınmaya başladı.
Bitecekti bu aşk, en son bitti de
Bitti önümdeki geniş düzlükler
Yokuşları yürümeye başladım.
Ağır geldi sırta sarılan yükler
Artık yerde sürümeye başladım.
Elde çekiç, çivi, balta, keser yok
Evlat kuş misali tüner dalına,
Etrafa neşeler saçmaya başlar.
Şu dünyanın değişmez kuralına,
Uyar da yuvadan uçmaya başlar.
Ayağına batmasın diye diken,
Geçti artık, ev ev gezip dolaşmak
Zamane mesajla kutlar bayramı.
Çok kolay her yere, hemen ulaşmak,
Sanalda yaşatır şartlar (!) bayramı.
Bayramdır; sevinci üçe katlayan
Gecesiyle, gündüzüyle üç günün
Adı gibi, tadı da bayram olsun.
Kaybolmasın zevki, lezzeti dünün,
Sımsıcak dostluğa hep devam olsun.
Ramazanın bereketi, rahmeti,
Kalburlardan, eleklerden geçirdim
Anlamadım nedir türün be adam…
Kılı kırk yaran ölçekten geçirdim
Düşükmüş ayarın, kurun be adam…
Huylarını yazsam dev bir afişe
Her yuvanın düşüncesi, dileği
Yaşayıp gördüm ki bebekmiş bebek.
Yoksa da kanadı, tüyü, teleği
En gerçek, en güzel melekmiş bebek.
Elbet Hak indinde adalet esas,
Bizim de seneler seneler evvel,
Beleş ekmeğimiz, suyumuz vardı.
Ömer Asaf gibi el kadardık el
En çok iki karış boyumuz vardı.
Varımız yoğumuz sadece anne
Dünyada yeri yok kara toprağa
Konsun derim seni benden ayıran.
İlkbahar ayında kuru yaprağa
Dönün derim seni benden ayıran.
Tek isteğim; göze göz, dişe diş de
Unut artık dersin, o çok zor işte
Sözüne inanıp kanarsam belki…
Şimdi olmaz; ileriki bir yaşta
Aklımı kaybedip, bunarsam belki…
Elbette güzel şey dönmek dünlere.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!