Biliyorum bir yerlerdesin,
İlkbaharda çiçek açar,
Sonbaharda yaprak dökersin.
Kırılsa dalların, kurusa kökün,
Göç zamanı kuşlar kuzeye uçar,
Hasat zamanı gelmiş,
Gönül bağımda üzüm yok.
Saat geçmiş gece yarısını,
Yastık batar, uykuda gözüm yok.
Gel desem gelemez,
Dokunma bana,
Deşme yaralarımı,
Zaten pamuk ipliğine bağlıyım,
Sebebim olursun bir dokunuşunla,
Üstü kapalı olsa da,
Bırak çiçek açmasın bu bahar,
Su yürümesin dikilen fidana.
İçini dışını sarsın kurtçuklar,
Sen çay koy evlat ustana.
Kemirsin köstebekler kökünü,
Varsın çanlar benim için çalsın,
Senden başkası elimden tutmasın,
Dilim acı söylüyorsa felek utansın,
Senden başkası sesimi duymasın.
Ben istemedim Tanrı’ya küsmeyi,
Sordular bu halin nedir diye,
Yüzünden akan zehir kime,
Ezersin papatyayı, güle kahır diye,
Kullar nazarında, yalancı oldum senin için.
Kendinden geçmişsin, bu sen değilsin,
Zavallı dilim lal oldu sana beni anlatmaktan,
Kimi zaman haykırıp, kimi zaman fısıldamaktan,
Hem gözün kör olmuş senin, hem kulağın sağır,
Diz bağlarım çözüldü, peşinde koşmaktan.
Seni nereye koydum böyle mübarek, kaf dağı mısın?
Mevsim sonbaharken, yapraklarım dökülmüşken,
Yağmur gibi ıslak gözlerim sırılsıklam olmuşken,
Kalbimin hırsızı, dertler insanını unutmuşken,
Sen miydin yeşeren sevda çiçeğim?
Mazimize düşman kesilip küsmüşken,
Yüreğimdeki saflığın, temizliğin,
Gözlerimdeki fersizliğin, ferliğin,
Ruhumdaki heyecanın, darlığın,
Anlamı yok sen olmayınca,
Saçlarıma erken düşen aklığın,
Yanaşsın limanlara sevda yüklü gemiler,
Kimi yâre, kimi, kuşa, kimi börtü böceğe,
Yeter ki sevgi ile aydınlansın kara geceler,
Hasret, nefret, zulüm atılsın kuytu köşeye.
Gülü de koklayalım, bülbülü de dinleyelim,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!