Bir gece ansızın çıkıp gelemezmisin,
Çaresizliğimi bir kez göremezmisin,
Yavaşça yanıma yaklaşıp,
Ellerinle göz yaşımı silemezmisin.
İstiyorum güzelim seni istiyorum,
Bir Gece Yarısı Çaldın Kapımı,
Başın Eğik,Elllerin Titrek.
Birde Bakmaya Doyamadığım Gözlerin Yaşlı.
Ne Oldu Yavrum Neden Korktun?
Kim Tutulası Diliyle Seni Kırdı?
Susmayı seçtim, susarak dünyaya küstüm,
İçim kan ağlarken, dışarıya mutluluk saçtım.
Dünya üzerinde tek solukta sıratı geçtim.
Başıma gelenler neyin hikmetidir bilemedim.
Kalabaklıklar düşler iken, yalnızlığın esiriyim,
Allah’ın bildiğini,
Kuldan saklıyorsun.
Ziyan oluyor ömrümüz,
Daha ne bekliyorsun?
Çare olmaz derdine,
Dereler, çaylar misali çağlamışsın yine,
Başın bir çıkmaza bağlamışsın yine,
Köşe, bucak saklanmışsın ne fayda,
Gözünde yaş bellidir, ağlamışsın yine,
Belli öfken, hırsın, dumanın üstünde,
Derde beni, derde beni,
Yar yine düşürdü derde beni,
Geçmiş halayın başına,
Çiğneyip geçti yerde beni,
Bitti deyip, düğüne derneğe gitmiş,
Derdim boyumu aşmış olsun,
Yüreğim özlemle dolup taşmış olsun,
Başım sağ omzuma düşmüş olsun,
Gel ki, çarem sende diyebileyim,
Saçlarım parmaklarımla tarandığında,
İçimde bir dünya kurdum.
Dağları da benim, denizi de ben.
Toprağını hayallerimle kavurdum,
Gülü de benim, dikeni de ben.
Şu alemden üç beş kişi aldım içine,
Zenginliğimiz kağıtlara sarılmadı ki; yansın, ıslansın,
Gönüllere taht kurup, sarayları; avuçlarımıza aldık,
Varsın sevmeyenimizde olsun, bizi; kusurlu bilsin,
Nazar boncuğu sayarız, madalyamızı; mütevazilikten aldık.
Bize yeter o, bir elin parmakları, kalabalıklar; şaşar kalır,
Herşeyin bir zamanı var,
Günü gelecek elbet.
Tam ölümsüzmüşüm dediğinde,
İşte o zaman kopacak kıyamet.
Oyun zamanı elbette oyun,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!