Gönlüm yine bendine sığmaz olmuş,
Gözlerim ise zirvelere dalar gider,
Aklım karışır, ayaklarım dolaşır,
Bu günüm dünümden daha beter,
Çıksam derim şu yüce dağın başına,
Ne tadı kaldı, ne tuzu şu yalan dünyanın,
Yeryüzü ve gökyüzü ayrı bir karanlık,
Her bir zerresinde dahli vardır insanın,
Eserinle gurur duy ey insanoğlu, insanlık.
Bir çırpıda felaket oldu toprağı, taşı,
Hep bir umutsun sızılı yüreğimde,
Son soluğa kadar, öz canımdan ileri,
Bir gün denk gelmedin vuslat durağında,
Yakmaz mıyım, sensiz enginlere açılan gemileri.
Fırtınaya kapıldım, limanlara sığınmadım,
İçli bir şarkı çalarken,
Aklına düşmez mi güzel bir sözüm?
Geceleri uykuya dalarken,
Gözünün önüne gelmez mi iki gözüm?
Vicdanının bam teline değdiğinde,
Kimsenin sesimi duymadığı,
Yürüdüğümden haberi olmadığı,
Başın çevirip bu yana bakmadığı,
Hayat denilen bir yolda yürüyorum.
Mevsim burada bahara çalmaz,
Kalk gidelim kırık kalbim,
Bu eller yaban olmuş.
Dost diye bir el tutmazsa elim,
Burada bizi tutacak ne kalmış.
Pespayeler kral tacı takmış,
Vurdu hazan mevsimi sazımın teline,
Mızrarabıyla, kılıç gibi kesercesine,
Ne konacak dal kaldı ne bir yaprak,
Her of deyişte lodos esercesine.
Yağmuru sel olsa da geçmez topuktan yukarı,
Bu büyük Milletin Mehmetlerini anlatmaya,
Ne kalemler, ne de kağıtlar yeter.
Kutlu memleketin, kutlu varlıklarıdır,
Öz be öz, tarihimiz olan Mehmetler.
Fatih’i bir çağı kapatır, bir çağı açar,
Geldin mi hüznün öteki adı?
Kırıldımı uçan kuşların kanadı?
Sarardımı yapraklar, göçtümü leylekler?
Dağların başını duman mı kapladı?
Yeşil hüküm giydimi yine?
Sağır kulaklara,
Pas tutmuş beyinlere,
Mühürlü kalplere,
İnadına inadına söylüyorum,
Mana bilmeyenlere,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!